Genç Gelişim Dergisi

Üniversitelinin Kariyer Çemberi ve İş Yaşamı Rehberi

Written By: Genç Gelişim - Ağu• 01•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

karar vermek

 

İnsanoğlu, yaşamında ilerlemek için en kıymetli bilgilerin dışarıda olduğunu zannetse de aslında en kadim bilişe ancak kendini sorguladığı ve yanıtları kendi içinden aldığı zaman ulaşır. Bu nedenle yaşamın hangi seviyesinde olursanız olun, kendinize hep neyin içinde olduğunuzu sorun. İçinizden gelen yanıtların her şeyden kıymetli olduğunu çok geçmeden anlarsınız. Hatta daha önceleri yaşadığınız olayları ve karar verme süreçlerini yeniden gözden geçirdiğinizde de bunu doğrulayan hatıralar zihninizde canlanmaya başlayacaktır.

 

Yaşamda her şey bütünsel ve daireselken, bizler lineer düşünmeye alıştırıldık. Çünkü yaşamı lineer olarak algıladık. Yani doğduk, büyüdük, okullara gittik, okulları bitirdik, iş yaşamına girdik, evlendik, çocuğumuz oldu, iş yaşamını bitirdik… Ve böylece hayatı ölüme kadar devam eden doğrusal bir süreç olarak algıladık. Milyonlarca yıldır insanların çoğu yaşamı lineer olarak düşündü. Aslında yaşam lineer değil daireseldir. Yaşamda bir çember açılır ve tamamlanır. Sonra başka bir çember açılır. Ve göz merceğinizden çıkan ışık nereyi aydınlatıyorsa, siz çemberin o kısmını görürsünüz.

 

Bu algı ışığında yaşam çemberindeki kariyeri ele alacak olursak, onu, işe adım atmakla başlayan doğrusal bir süreç gibi görmemek önceliğimiz olmalıdır. Kariyer, tüm yaşamı kapsayan, değişik çemberleri açıp kapadığımız ve yaşamımızdan ayıramayacağımız bir olgudur. Dilerseniz şimdi bu olguyu, üniversite öğrencileri perspektifinden ele alalım ve “Üniversite gençliği kariyerini nasıl yönlendirmeli?” sorusuna cevap arayalım.

 

Üniversite Öğrencisi Kariyerini Nasıl Yönlendirmeli?

 

1-   Sorgulayın: Kendinizi ve yaşamınızı sürekli derinden sorgulayın. Bu sizi rahatsız ederse demek ki sakladığınız, yüzleşmediğiniz ve kabullenmediğiniz bir tarafınız var. O halde daha fazla sorgulayın. Bu, kendinizi tanımanızı sağlar. Kendini tanıyan kişi ne istediğini ve ne istemediğini bilir. Kararları daha sağlıklı olur.

 

2-   Olduğunuz halinizi kabul edin ve sevin: Bizler kıyaslama kültürüyle büyütüldüğümüz için kendimiz olmak yerine hep başkası olmak için uğraşıyoruz. Öncelikle bu kültürü fark edin ve bırakın. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Neyseniz onu kabul edin ve kendinize karşı sevecen olun. Bu sizi doğal ve karizmatik yapar. Ayrıca özgüveniniz artar. Özgüven, kişi kendini tanıyor ve yönetebiliyorsa yeterincedir.

 

3-   Yaşam nehrini fark edin: Yaşam kocaman ve sürekli akan bir nehirdir. Bu nehir her zaman karşınıza farklı şeyler çıkarır. Fırsatlar ve öğretiler hep bu nehirden gelir. Bunları görmek için bu nehrin akışına uyum sağlamanız gerekir. Zaten akan bu nehirde yüzmeye çalışmayın, sadece kendinizi bırakın; ancak o zaman fırsatları görebilecek dinginlikte olabilirsiniz. Aksi takdirde hem tükenir hem de su yutarsınız ve tabi bunlarla uğraşırken de tüm fırsatları kaçırmış olursunuz.

 

4-   Ne geçmiş, ne gelecek; sadece An’da kalın: An’da kalmak, An’ın kalitesini en üst düzeyde yaşamaktır. Tüm duyularınızla An’da yaşamak demektir. Elinizden gelenin en iyisini yapabilmek, An’da kalmanın hediyelerinden sadece biridir. Sadece An’da olursanız tüm fırsatları fark edebilirsiniz. Geleceği çok düşünürseniz, şimdi çıkan harika bir iş fırsatını kaçırabilirsiniz. Çünkü sizin kafanızda geleceğe ait bir ideal vardır. Ayrıca bu ideal sizi keyif aldığınız işlerden uzaklaştırır. O ideale ulaşmak için neler gerekiyorsa onları elde etmeye ve uyum sağlamaya çalışırsınız. İdeale ulaştığınızdaysa “bu hiç de bana göre değilmiş, o kadar çabaladım ama beni mutlu etmiyor” demeniz kuvvetli bir ihtimaldir. İş yaşamı 30 yaşının üstünde, idealler peşinde koşmuş ve işinden nefret eden mutsuz insanlarla dolu. Bunlar aynı zamanda benim koçluk yaptığım profillerin en büyük bölümünü oluşturuyor. An’da kalmanın size hediyesi; doğal yeteneklerinizin ortaya çıkması, yaşam amacınızı bulmak ve kullanmaktır. Bu da yaşam çiçeğinizin açması ve mutlu olmanız demektir. Başarıya gelince, o zaten sizi takip edecektir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

 

5-   Öğrencilik yaşamınızın tamamı değildir; başka şeyler de yapın: Öğrencilik sürecinde okumak ve okulu bitirmek dışında bir şeyler yapın. Siz bir şeyler yapmak istediğinizde karşınıza fırsatlar çıkacaktır. Örneğin, okuldaki topluluk ve kulüplerde rol alabilirsiniz. Hoşunuza giden, okul programınızı bozmayan işlerde çalışabilirsiniz. Bu çemberi tamamlarken bir hobinize devam edebilir veya yeni bir hobi geliştirebilirsiniz. Emin olun, yaşamınızın okul sonrası döneminde bunları geliştirmek için daha az vaktiniz olacak. Ayrıca hobileriniz sizin kişiliğinizi yansıttığından, kendinizi tanımanız için de iyi birer göstergedirler.

 

6-   Sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak çalışın: Sivil toplum kuruluşları, iş yaşamı pratiğinizi geliştirmek için harika ortamlardır. Sizin akışına ve zevkinize uygun, yaşamınızdaki değerlerle ortak değerleri olan sivil toplum kuruluşlarında bol bol hata yapabilir, bu hatalardan öğrenebilir ve gelişirsiniz. Ayrıca iletişim beceriniz, sorumluluk anlayışınız gelişirken, gerçekleştirdiğiniz faaliyetlerin gerektirdiği başka beceriler de kazanırsınız.

 

7-   Stajlarda gerçek sonuçlar yaratın: Stajlar sizin için fırsattır. Öğrenmeye, katkıda bulunmaya ve performans göstermeye çalışın. Stajda kurduğunuz ilişkileri küçümsemeyin. Bu ilişkiler ve performansınız akılda kalmanıza yardımcı olur. Kurumun yeni mezunlar için açtığı pozisyonlarda sizi değerlendirmesi için elinizde somut çıktılar olsun. Stajdaki görevinizde neyi değiştirdiniz, nelere katkıda bulundunuz, bunları mümkün olduğunca sayı ve oranlarla ifade edin.

 

8-   İletişim becerinizi mutlaka geliştirin: İş görüşmelerinde, hatta telefonla yapılan görüşmelerde bile yeni mezunlar kendilerini hemen belli ederler. Öğrencilik, izole bir yaşam yaşayıp sadece belli yaş aralığındaki kişilerle iletişim kurma süreci değildir. Eğer böyle bir öğrencilik dönemi geçirdiyseniz, iş görüşmelerinde epey zorlanacaksınız demektir. İletişimde aktif ve etkin olmayı, konuşmalarınızın dengesini ayarlamayı, nerede, ne zaman susup ne zaman konuşacağınızı, kendiniz kalarak nasıl sosyal toplumla uyumlu hale geleceğinizi mümkünse iş yaşamından önce geliştirmeye başlamak, sizi her zaman diğerlerinden farklı kılar.

 

9- Değişime ayak uydurmak için esnek ve uyumlu olun: Yaşam sertliklerden hoşlanmaz. Sertlikler kırılarak yumuşamak zorundadır. Çünkü yaşamda her an değişim vardır. Değişimin doğası ise esnek olmayı gerektirir. Yaşam nehri sürekli akar, sürekli değişir ve içindekileri de değişmeye mecbur eder.

 

10- Yetkinliklerinizi somutlaştıracak deneyimleriniz olsun: İş görüşmelerinde çok hırslıyım, çalışkanım, hızlıyım, analitiğim, sonuç odaklıyım demek hiçbir şey ifade etmez. Bu yetkinliklerin altını deneyimlerinizle doldurup somutlaştırmanız şarttır. Bunu da ancak yukarıda anlattığım gibi stajlarda, çalıştığınız işlerde, sivil toplum kuruluşlarında, okuldaki topluluk ve kulüp çalışmalarında somutlaştırabilirsiniz. Her yetkinliğiniz için anlatacağınız birkaç deneyim hikâyenizin olması, sizi hiç tanımayan yetkili için önemli ve karar vermede etkili olacaktır.

 

11- Kendinizi özgün bir şekilde tanıtın: İş ararken standart yolların yanında sıra dışı yolları da tercih edebilirsiniz. Hatta bu kadar rakibiniz varken, kendinizi daha akılda kalıcı ve sizi en iyi ifade edecek şekilde tanıtın. Standartların ötesinde, hatta biraz hınzır bir CV hazırlayın; tabi ciddiyet ve doğruluktan ayrılmadan…

 

Deniz Ağgül Güler

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Zincirleri Kırıyoruz Hazır Ol! başlıklı makalemizde sınavlara hazırlanma psikolojisi, sınavlara hazırlanmak ve sınavlara hazırlık hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir