Genç Gelişim Dergisi

Ne Kadar Para O Kadar Mutluluk(!)

Written By: Genç Gelişim - Tem• 23•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

para ve mutluluk

 

Yaşadığımız hayatta her şey istediğimiz gibi gitseydi ne olurdu? Sıkıntılarımız, kederlerimiz, hüzünlerimiz olmasaydı, hep mutlu olsaydık acaba ne olurdu? Bana kalırsa mutluluk bir sonuç olmaktan çok, bir süreçtir. Çünkü insan nefsi öylesine doyumsuz ki! Popüler kültüre bağlanan, nerede eski değerler diyerek beklentileri karşılıksız bırakan söylemler, aslında hepsi doyumsuzluğu işaret ediyor. Metropollerde bir araştırma yapsanız en mutsuz, en sıkıntılı ve en çok danışmanlık hizmeti alan kişilerin sosyoekonomik düzeyi en üst seviyedeki insanlar olduğunu görürsünüz. Çünkü bir mutluluğu yakalayınca ona doyuyor ve bir başka mutluluk sebebini tüketmek üzere yeni heyecanlar arıyorlar. Paranın mutluluk getirdiğini düşünür çoğu insan. Hele bir anda geliveren para çok daha fazla mutluluk getirir.  Çünkü sancısız bir süreçten geçerek gelir. Ancak “Umudunu Kaybetme” adlı kitabımı hazırlarken yaptığım araştırmada gördüm ki, milli piyango talihlilerinin yaşadıkları deneyimler paranın mutluluk için yeterli olmadığını gösteriyor. Neredeyse her biri hazımsız bir süreçten sonra kavuştukları paralarıyla mutsuzluğa mahkûm oluyorlar. İşte onlardan bir örnek…

Denizli’de marangoz olarak geçimini sağlayan O. K’nin hikâyesi ilginçtir. Çeklerini ödeyemediği için hapse giren O. K, 1999 yılında hapisten çıktıktan sadece 2 gün sonra sayısal lotodan 340 milyar lira kazanmış. İki çocuk babası talihlimizin ilk işi eşinden boşanmak olmuş. Ardından İzmir’de bir şarkıcıyla 20 milyar lira harcayıp Hilton Oteli’nde nişan yapmış. Ancak 6 ay sonra ayrılmışlar. Aşırı paranın getirdiği rahatlıkla hızlı bir hayat yaşayan O. K’nin parası kısa sürede tükenmiş. Paraların nasıl bittiğini anlayamayan talihli, “İkramiyeyi kazanınca akrabalarım çoğaldı. Daha önce borç para isterim diye herkes kaçarken, ikramiyeden sonra neredeyse bütün Çivril akrabam oldu. Hızlı bir hayat yaşadım, para bitti.” diyerek yaşadıklarını anlatıyor.

 

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Tercihleriniz Yarınlarınıza Katma Değer Sağlasın

 

Hayatta bazen gerçekleşmesini çok istediğimiz şeyler, farkında olmasak da bize yarar getirmeyebiliyor. Ya da tam tersi için düşünürsek, istemediğimiz şeyler belki de olumlu şeylere vesile olacağı için başımıza geliyordur. Bu nedenle sizden bir şeyi zor da olsa kabul etmenizi istiyorum. Ataol Behramoğlu’nun “Öğrendim ki” adlı şiirinde söylediği gibi, “Öğrendim ki… Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.” Siz farkında olmasanız da bazen çok istediğiniz şey sizin hayrınıza olmayabiliyor. Ve sonsuz irade bunu bir şekilde size fark ettirmeden engelliyor. Tıpkı bir çocuğun kızgın bir sobayı ellemek istemesi gibi… Anne ne kadar engel olsa da çocuk ısrarla sobaya doğru gider. En sonunda çocuğun elinin yanmasındansa anne onun ağlamasını tercih eder. Çocuk sobayı elleyemeden tokadı yer ve ağlamaya başlar. Milli piyangoyu kazanmış ve parasal zenginliği bir şekilde yaşamış insanları düşünelim. Onlar büyük ikramiyeyi kazanmayı çok istiyorlardı. Ancak kazanmadan önce düşündükleri tek şey, mutluluğun ve huzurun o servetle birlikte geleceğiydi. Oysa bekledikleri mutluluk, güzellik ve huzur gibi duyguları gerçekleşmesini istedikleri ve gerçekleşen olaydan sonra yaşayamadılar. Bu durumda yapılması gereken en mantıklı şey, olayları olumlu da olsa olumsuz da olsa bir anlam yüklemeden değerlendirmektir. Sizden duygularınızı yok sayıp bütün olumsuz olayları görmezden gelmenizi bekleyemem. Hayatınızı gereksiz bir Polyannacılıkla doldurup herkesin pembe gözlüklerle etrafı seyretmesi de olanaksız. Zaten gereksiz de… Ancak beklemediğiniz sonuçlar karşısında var olan gerçeği kabul etmek durumundayız. Siz inkâr etseniz de etmeseniz de gerçek gün gibi önünüzdedir. Kabullenişin ardından bir değerlendirme yaparız. Ya üzülmeyi ya sinirlenmeyi ya da hüzünlenmeyi bir şekilde tercih ederiz. Ve süreç ondan sonra işlemeye başlar. Dilerim tercihleriniz yarınlarınıza katma değer sağlar nitelikte olur.

 

Murat Tunalı

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Patron başlıklı makalemizde iş hayatı, iş hayatında ilişkiler ve Patron hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir