Genç Gelişim Dergisi

Kadın-Erkek İlişkisine Şeyh Gözüyle Bir Yorum

Written By: Genç Gelişim - May• 24•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

1sufi

 

Hemen herkes bir şeyden dert yanıyor. Kimi paradan, maldan-mülkten, kimi evlattan, kimi patrondan, kimi işten güçten, pek çoğu ise eş’ten…

Evlenmeden önceki dönemde (nişanlılık dönemi) canım cicim diyenler, sonrasında birbirlerinin en ufak sıkıntısına, nazına katlanamaz oluyorlar. Kimse kimsenin azcık kahrını çekmiyor, yükünü taşımıyor. Oysa saadete kolay erişilmiyor. Sabır en büyük erdemdir, bu bazen unutuluyor. Gerçek sevgi fedakârlıktır ve bir şeyler almak değil, vermektir. Yürekten vermek…

 

Kim Kimin Yükünü Çeker?

Efendim, bakın şimdi anlatacağım hadisenin başkahramanlarından biri İbn-i Sina, diğeri ise Harakanlı Ebu’l Hasan. Malumunuz İbn-i Sina, mütebahhir (bilgisi deniz gibi geniş ve engin) bir alim; fen ilimlerinin pek çoğunda maharet sahibi… Aynı zamanda devrinin ve sonraki zamanların en meşhur tabibi. Ve feylesof!

Neler mi bilirdi? Neler bilmezdi ki? Semayı, yıldızları, Şems’i (Güneş), Kamer’i (Ay), dünyamızın hareket ve hareketsizliğini bilirdi. Yol aldığı menzilde ve tırmandığı merdivende (mânâ aleminde) hızla ilerlerken, birden bir basamakta takıldı kaldı. Adım atacağı basamak kalmamıştı. Çıkacağı tüm basamakların bittiğini gördü. Önce şaşırdı, sonra heyecanlandı. Ne yapsam, ne etsem diye düşündü. Baktı aşağısı ve yukarısı boşluk. Geri dönmekten başka çaresi yoktu. O da geri döndü. Bir yerlerde bir şeyler eksikti. Kalbine baktı; evet evet, bir yerlerde bir şeyler eksikti. Bu iş feylesoflukla falan olmazdı. Kalbinde bir eksiklik vardı.

Lafı çok uzatmayayım. Az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti. Giderken de içinde hep bir ses vardı. “Dilemekle olmaz!” diyordu ses; “Talep etmeli! Hatta talep etmekle olmaz, aramalı! Aramakla da olmaz; arayanlar bulanlardır! Ey İbn-i Sina! Bu yol uzundur. Bu yolun yolcularının çabası kırk yıldır. Önce dil, sonra el, sonra göz, sonra da kalp düzelmeli. Ve her birinin düzelmesine her biri için onar yıl harcanmalı.”

Dönüp arkasına bir de baktı ki, o kadar ilim, o kadar bilgi hepsi hepsi bir arpa boyu yol gitmiş.

Harakan’a vardığında, köyün girişinde yaşlı bir adamla karşılaştı. “Amca!” diye seslendi. “Hele bir baksan! Şeyhin tekkesi nerededir, bir söylesen!”

Yaşlı adam: “Hangi Şeyh?” dedi hayretle.

“Ebu’l-Hasan!” deyince, “Boşuna yorulmuşsun!” dedi ihtiyar. “O sır sahibi olduğunu söyler; ama işinin temeli yoktur. Mecnundur biraz da! Var git işine gücüne!”

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

 

Aslana Söz Geçirmek

İbn-i Sina caymadı. “Bu kadar yol geldim, sen dergahın yerini söyle!” dedi ve tarifi aldıktan sonra yoluna devam etti. Heyecanla dergahın kapısını çaldı. Belki de aradığı ilaç tam karşısında duruyordu. Kapı yavaşça aralandı, ihtiyar bir kadın belirdi.

“Ne istiyorsunuz?” dedi, biraz da kızarak. İbn-i Sina, “Şeyhi görmek istiyorum!” deyince, kadın güldü. “Şeyhi mi?” dedi hayretle; “O miskinin tekidir. Ne yapacaksın o ihtiyarı?” İbn-i Sina sessiz kaldı. Bir müddet sonra İbn-i Sina’dan ses gelmeyince kadın; “Evde değil!” diye devam etti sözüne. “Ormana oduna gitti!”

Sonra merakla tekrar sordu: “Sen kimsin?”

“Ben…” dedi İbn-i Sina; “Ben bilginim. Çıktığım mânâ basamaklarının birinde takıldım kaldım. Feyzine ihtiyacım var şeyhimin.”

Kadın güldü; “Var git işine yolcu!” dedi. “Senin şeyh dediğin ihtiyar, delinin tekidir. Onu en iyi ben tanırım. Çünkü ben onun eşiyim. Şeyh olsaydı önce ben bilirdim.”

İbn-i Sina boynu bükük, biraz da mahzun ayrıldı oradan ve ormana doğru yürüdü. Biraz sonra arkasında odun yüklenmiş üç heybetli aslanla göründü Harakanlı Ebu’l-Hasan. İbn-i Sina kendinden geçti. Koştu şeyhin yanına, el öptü, etek öptü. “Şeyhim!” dedi, “Bu ne hal? İnsanlar hayal bile edemezken, sen aslanlara hükmedip, odun taşıtıyorsun?”

“Eeee!” dedi  Harakanlı, “Evlat! Biz, evdeki kurdun yükünü çekmedikçe, aslanlar da bizim yükümüzü çekmez!”

 

Mahmut Açıl

www.gencgelisim.gencgelisim.com

 

Bir önceki yazımız olan Kadın, Erkeğin Notunu 3 Dakikada Veriyor başlıklı makalemizde erkek, kadın ve kadın erkek farkı hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir