Genç Gelişim Dergisi

İste ve Ol

Written By: Genç Gelişim - Tem• 17•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

35 yasina gelmeden

Hepinizin uzun bir süre geçtiği halde, umut ettiğiniz, istediğiniz ancak gerçekleştiremedikleriniz vardır. Hepinizin hayalleri vardır ve belki hayallerinizin hepsine kavuşamazsınız.

Peki, hayalini kurup kavuştuğunuz arzularınız var mı? Evetleri duyuyorum. Evet diyemeyenler de olumsuzluklara odaklı durumdadırlar. Hayallerindeki birçok şey gerçekleşmiştir ama o gerçekleşemeyenleri hatırlıyordur.

Ta çocukluktan başlayan bir serüvendir bu. Önce anne babalarımız ve diğer büyükler gibi yürüyebilmeyi hayal etmiştik. Onlar gibi yürüdükten sonra yürüyebilmenin sıradan bir şey olduğunu kabul ettik. Sonra sırada konuşmak vardı. Onu başarmak için çabaladık, başardığımızda ise o da sıradanlaştı.

Bunu hatırlamıyor olabilirsiniz, normaldir. Ebeveynlerden biri size masal kitapları okurken, küçük bir burukluk vardı içinizde; “Ben ne zaman okuyacağım?” diyordunuz. Sonra okula başladınız. Bir an önce okumaya geçmek istiyordunuz. Sizin için gizemli ve anlaşılması zor bir dünyaydı. Şimdiyse yürümek, okumak, yazmak gibi çocukluğunuzda öğrendiğiniz beceriler son derece doğal geliyor size. Hatta okuma yazma bilmeyen bir yetişkinle karşılaşsanız, kendi kendinize “Nasıl oluyor da okuma yazma bilmiyor” diye sorarsınız belki de.

Başladığımız noktaya geri dönelim. Kavuştuğumuz hayallerimiz vardır. Yürümek, konuşmak ve okumak da buna dâhildir. Bunlara kavuşmayı başardık, çünkü çok istedik. Yapabileceğimizi düşledik, uğrunda mücadele verdik ve sahip olduk.

Yürekten istemek, güçlü bir tetikleyicidir. Bedensel ve zihinsel potansiyelimizi harekete geçirir. Hedefe kilitlenen davranışlarımızla, sözlerimizle, seçimlerimizle bizi o hedefe ulaştıracak altyapıyı hazırlarız. Bu durum her zaman bilinçli olarak farkında olduğumuz bir yapıya da sahip değildir. Bir şeyi tutkuyla isteyip, harekete geçtik mi, bazen yaptığımız bir seçimin bilinç düzeyinde bizi tam olarak nereye ulaştıracağını bilmesek de, sonuçta kendimiz olmak istediğimiz nokta da buluruz. Çünkü istekle ve eylemle bilinçaltımızı programlamışızdır. O olağanüstü kapasitesiyle bizim bilinç düzeyinde farkında olmadığımız milyonlarca veriyi toplar, değerlendirir ve bizim isteğimize ulaştıracak davranışlar sergilememizi, seçimler yapmamızı sağlar.

Bu işleyişin tümüne sahipsiniz. Yeterince isteyip, harekete geçtiğinizde eninde sonunda olacaktır. Ama yeni bir araba almak istiyor ve işe gitmiyorsanız, ya da işiniz yoksa ve iş aramaya çıkmıyorsanız, kendinizi ve yeteneklerinizi görmüyor ya da küçümsüyorsanız yeterince istemiyorsunuz demektir. Çünkü gerçek istek insanı harekete geçirir.

 

İsteyip sahip olduğunuzla sahip olmak istediğinizin resmini karşılaştırın: Gözlerinizi kapatıp çok istediğiniz ve elde ettiğiniz bir şeyin resmini görün. Şimdide gerçekten istediğinizi sanığınız şeyin resmini görün. Hangisi daha parlak ve daha aydınlık? Üç boyutlu ve yakın? İşte gerçek istediğiniz budur. Eğer istediğinizi düşündüğünüz, isteyip elde ettiğinizden daha sönük ve belirsizse, bu isteğinizi tekrar gözden geçirmenizde fayda vardır.

 

En büyük tutkusu müzisyen olmak olan bir delikanlı bu uğurda her şeyi yapmaya hazırmış. Yeteneğinin farkındaymış. Müzik adeta onun ruhunun bir parçasıymış.

Bir kaset doldurmuş. Bu kaseti, ünlü bir yapımcıya diletmeyi başarırsa beğenileceğinden eminmiş. Şehirde ünlü, herkes tarafından duyulmuş çok iyi bir yapımcı varmış. En büyük müzisyenler zamanında hep onun elinden geçmiş ve hala geçmekteymiş.

Delikanlı ona ulaşabilmek için sabahlara kadar stüdyosunda beklemiş. Defalarca randevu almaya çalışmış. Ama ona ulaşmak o kadar da kolay değilmiş. Buna rağmen delikanlı vazgeçmeyi bir an bile düşünmüyormuş. Her gün artan bir azimle ünlü yapımcıyla görüşmek için koşturuyor, tüm kapıları çalıyor, hatta zorluyormuş.

Yine mücadeleyle geçen yorgun bir günün sonunda, yarın kaldığı yerden devam edeceğine son derece kararlı olarak karşıdan karşıya geçerken bir limuzin çarpmış.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Limuzin şoförü hemen dışarı fırlamış. Delikanlının yanına vardığı sırada, limuzinin arka kapısı açılmış ve takım elbiseli orta yaşlı bir bey dışarı çıkarak, yanına gelmiş.

“İyi misin delikanlı?” diye sormuş.

Genç delikanlı cevap verememiş. Adeta dili tutulmuş. Karşısındaki adam aylardır peşinde koşturduğu yapımcıymış.

En sonunda cevap vermiş; “İyi değilim”

“Neden”

“Çünkü çok iyiyim”

Bu cevaba gülümseyerek yanıt veren yapımcı, onu evine bırakmayı teklif ederek,  limuzine bindirmiş.

Delikanlıya kanı ısınan yapımcı; “Senin için yapabileceğim başka bir şey var mı?” diye sormuş.

“Evet” diye cevap vermiş heyecan içinde. Cebinden kasetini çıkarmış ve yapımcıya uzatmış: “Bunu sadece birkaç dakika dinleyebilir misiniz?

Yapımcı bu isteğe anlam veremese de, kaseti teybe takmış ve dinlemeye başlamış. Dinlediği müzikten çok etkilenmiş ve heyecanla; “Bu kimin kaseti?” diye sormuş. Delikanlı gururla, “Benim” diye cevap vermiş. Yapımcı şoföre adres değişikliğini bildirmiş ve onları stüdyoya götürmesini istemiş.

 

Kendinize inanarak yeterince istediğiniz her şeyi hayat size mutlaka sunar, hatta çarpar!

 

 

Bülent Şenyürek

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan II. Abdülhamid, Doğu Rumeli Konusunda Zafiyet mi Göstermiştir? başlıklı makalemizde 2. abdülhamid doğu rumeli konusunda zafiyet mi gösterdi, 2.abdülhamid ve doğu rumeli hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir