Genç Gelişim Dergisi

İş Hayatı Ciddiyet İster

Written By: Genç Gelişim - May• 08•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

girisimci kararlidir

 

Üniversite giriş sınavlarına hazırlanmak için İstanbul’a gelmiştim. Rahmetli Sedat Amcaların, ailenin üniversiteye gelen bütün gençlerine ilk sığınak olan tarihi konaklarında kalıyordum. Geniş bahçedeki güller, çiçekler, unutulacak gibi değildi. Değişik meyveler ve özellikle yumruğumdan büyük Sultan Selim incirlerinin tadı hâlâ damağımda.

Sedat Amca kimya yüksek mühendisiydi. Normal işi dışında, geniş bahçenin bir köşesine kurdukları bir tesiste aküler için saf su ve asitli su üretiyorlardı. Kendisi büyük bir ilaç firmasında “sorumlu müdür” olarak çalıştığı için, işlerle genelde ortağı ilgileniyordu. Şişelere bandrol takma konusunda bütün aile fertleri gönüllü yardımlarını esirgemiyorlardı. Mesai saatleri dışında gelen telefonlara ise, genellikle evde olduğu için o bakıyordu.

Konakta, aile dışında bir kiracıları da vardı. Ama yıllar boyu birliktelik onları o kadar yakınlaştırmıştı ki hiç birini aileden ayrı düşünemezdiniz. Akşamları, fincanda yüzük saklama ve peçiç başta olmak üzere çeşitli oyunlar oynanır, kızarmış kestaneler yenilirken türlü şakalar yapılırdı. Hele kiracıların oğlu Mesut Ağabey, esprileriyle bizleri öyle eğlendirirdi ki onu görür görmez gülmeye başlardık.

Günlerden bir gün, akşam saatlerinde telefon çalıyor. Sedat Amca, aldığı büyük siparişin detaylarını heyecanla temize çekerken Mesut Ağabey içeriye girip aynı siparişi, Musevilere has şiveyle vicahiye(!) çeviriyor, yani yüzüne söylüyor. Tabii bir anda hevesler kursakta kalıyor. Çünkü Mesut ağabey buruk bir şaka yapmıştır.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Bu olaydan sadece iki gün sonra yine bir akşam vakti, çalan telefonu yine Sedat Amca açıyor. Yine aynı ses, büyük bir siparişten söz ediyor. Ama bu defa kül yutmak yok. Hiç bozuntuya vermeden adamla bir güzel alay ediyor. Adamın ayıplamalarına aldırmadan sözlerine devam ederken kapı açılıyor; Mesut Ağabey olan bitenden habersiz, sakin tavırlarla karşısında….

İş hayatında, espriler ve çeşitli hoşluklar elbette olacak. Yoksa çalışmak monotonlaşır, keyifsiz hâle gelir. Ama dozunu kaçırmadan. Cıvıklık yapmadan. Çünkü iş hayatında şakalar bile ciddi olmak zorunda. Yoksa çok kaybedersiniz.

 

 

Gazanfer Sanlıtop

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan İnançların Öğrenme Üzerindeki Etkisi başlıklı makalemizde inançların etkisi, inançların öğrenme üzerindeki etkisi ve inanmanın öğrenme üzerinde etkisi hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir