Genç Gelişim Dergisi

İnsanlarla İlişkilerinizin Sırrı, İletişim Gücünüzdedir

Written By: Genç Gelişim - Nis• 19•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

calisma etigi

 

Etkili iletişim, üstesinden gelmek ve geliştirmek zorunda olduğunuz beceri sanatıdır. Hedeflerinizi arkada olmadan, öne alarak kurulan iletişim sanatı… Bu sanıyorum başarınızın önemli bir parçası, önemli bir anahtarıdır. Şayet insan ilişkilerini, insanca duygularla kuramazsınız, başarı şansınızı önemli ölçüde zedelersiniz. Hele hele bu duyarlı konumu, iyimser duygu yüküyle sunup, algılamazsanız, iletişim kurmaya çabaladığınız platform, mutlaka zedelenecek, hatta zaman içinde kırılıp dökülerek, işlevini yitirecektir. Bu nedenledir ki, kurduğunuz veya kuracağınız etkili iletişim, özde, iyi niyetinizle yoğrulup bütünleşmelidir…

Elbette ki iletişim sadece, birileriyle konuşmak değildir. Konuşmak sadece vasıtadır ama ille bağlantı sağlamak, etkilenmek veya etkilemek anlamı taşımaz. Zaman zaman konuştuğunuz insanlarla, konuşmaların önce atışmaya sonra tartışmaya dönüştüğünü fark edersiniz. Sonuçta ya o insandan uzaklaşır ya da yaşamınızdan çıkarırsınız. Bunun adı şüphesiz iletişimsizliktir. Oysa iletişim, kişisel ve kişilikli bağlantı değil midir…? Bunu yani etkili iletişim gelişiminizi, şöyle düşünmelisiniz: Olağanüstü oluşumlar, tek hücreyle başlayıp, daha sonra bölünerek çoğalıp, kendi neslinden olan bir kümeye dönüşür. Tıpkı sağlıklı iletişimin gelişim süreci gibi…

Hayatın akışında iletişim gücünüzün geliştiğini fark etmeniz, son derece olağandır. Biz buna halk diliyle, “tecrübe” diyoruz. Çünkü uygulama sanatı, o kelimenin gizeminde büyür, kendini geliştirir…

Oysa bazen iletişim noksanlığında, acımsı sonuçlar kaçınılmaz olur. Örneğin çok küçük görünen olay, basit bir yanlış anlama, tutarsız veya hatalı bir iletişim sonucu, o ilişkiyi zedeleyebilir. Bunu fark ettiğinizde ilk iş olarak, doğru mantık sergilemenizi kullanarak ve de kendinizle hesaplaşıp pozitif düşünerek, muhatabınızla birebir ilişki kurmanız gerekecektir. Bunun için de ‘-mi acaba’larınızdan uzak durmalısınız.

Açıkçası siyaha bakıp, zamanla griye, sonra da onu beyaza dönüştürmeye çabalayarak yolunuzu uzatmamalısınız. Bu mantık, şeffaf iletişim sanatına aykırıdır. Açık yürekliliğiniz ve içten gelen duygularınızı, doğru ifade ederseniz, karşı tarafın veya tarafların da şeffaflığa zorlanacağını unutmamalısınız. Bunun için de başlangıç noktası, yine sizsiniz. Kendinizsiniz. Bundan evvelki satırlarda şunu söylemiştim. “Beyniniz nasıl çalışıyorsa, yüreğiniz öyle çarpmalı ve diliniz aynı doğrultuda ifade emeli. Gerçek ve güzel insan, bu üçgende saklıdır” demiştim. Eğer bu saklı olan hazinenizi öne çıkabilir ve buna inandığınız kadar, karşı tarafı veya tarafları inandırabilirseniz, iletişiminizde doğruyu buldunuz demektir.

Her şeye rağmen, zaman zaman kendi gündeminizi ikinci plana atmak zorunda kalabilirsiniz. Bu zorlanış sizi asla iletişim kopukluğuna sürüklemez. Örneğin, kendi gündeminizin ağır bastığı bir anda, bu basıncı ikinci plana itekleyip, konuştuğunun dört katı dinlemesini bilen biri durumunda kaldığınızı düşünün. Bu basit kuramı o an uyguladığınızda, bazı işlerinizin doğru yola girdiğini fark edeceksiniz. Çoğunlukla dinlemeye ek olarak, hatalarınızı kabul etmeniz, insanlarla daha olumlu iletişim kurmanıza yardımcı olacaktır. Tabii bu egzersiz size -eğer biraz evvel söz ettiğim insan üçgeninde yaşıyorsanız ve de yeterince şeffafsanız- hatalarınızı itiraf etme cesaretini de kazandıracaktır. Böylelikle yanlış anlaşılmayı da engelleyerek, iletişim gücünüzü artırarak geliştirmiş olduğunuzu, bir an bile unutmamalısınız…

Bu gelişimin aksini de yapabilir insan. Örneğin, bir veya birileriyle tartışırken, amacınız daima kendinizi haklı çıkarmaksa, hiçbir zaman, iyi bir iletişimci olamayacağınızı bilmelisiniz. Çünkü hayat oyunculuğunun gerekleri böyledir. Hayat oyuncuları şu noktayı asla unutmamak zorundadır. Tartışmayı kazanmak, haklı olmak her şey demek değildir. Yaşamda kazanmak, tarafların yarar sağlaması, kişisel bağların güçlendirilerek iletişim yoluyla, her iki tarafın hedeflerini elde etmelerine katkıda bulunabilmesi demektir. Bu gereği yerine getirebilmenin elbette ki en önemli unsuru, kendi içinizdeki motivasyonunuz olacaktır.

iletisim hatasi

Bu motivasyon içinde, yaşlanmadığınızı hissetmeniz mümkündür. İyimser, şeffaf ve iletişimde güçlü olan kişilikler, yaşlılığın alıp götürdüklerine saplanıp kalmazlar. Öğrendiklerine, edindikleri becerilere ve yeni yaratmaya çabaladıkları projelere sımsıkı sarılarak, yaşam adına yaptıklarından hoşlanır hale gelirler. Ve tabii geleceğe dair büyük girişimlerde bulunmak, onlar için olağan durum oluverir. Bu çizgide yürüyenler, bir gün emekli olurlarsa, sadece alan değiştirmeleri olarak görülmelidir. Bundandır ki, yukarıda belirtilen anlayışı benimserseniz, yüzünüzdeki hatlar ne kadar derinleşirse derinleşsin, saçlarınıza ne kadar kar yağarsa yağsın, emir vermeyi değil, iletişim kurmayı tercih edeceğinizden, asla şüpheniz olmamalıdır. Akıp giden, durdurulamayan zaman… Bu her an kaybedilen birimal değerde, insanlarla aranızda köprüler kurmaya çabalamanız, aranıza hendekler açmaktan daha güzel, daha olumlu değil midir…?

“Şunu asla siz ve tüm insanlar unutmamalıdır” diye düşünüyorum. “En iyi veya en mükemmel henüz yapılmamıştır.” Hayat oyunculuğuna bu mantıkla bakılırsa, hep en iyi veya en mükemmeli yapmanın yöntemleri aranacaktır.

Buradan kuşak farklılıklarındaki iletişim kopukluklarına da ulaşmak pekala mümkündür. Örneğin sizler anne ve babanızdan ne kadar ilerdeyseniz, bilin ki, çocuklarınızdan da o kadar geride olacaksınız. Sizin yaptıklarınızı aile büyükleriniz şaşkınlıkla, hatta zaman zaman isyanlarla izleyip tartışırken, unutmayınız, bu devinim içinde, aynı veya benzer sorunların biraz daha gelişmiş biçimini, çocuklarınızla yaşayacaksınız. Bu tamamen doğanın, sosyal yapının, dünya görüşünün, ekonomik yapılanmanın ve teknolojinin gelişimi veya değişimiyle doğru orantılı olacaktır. İşte sorun, her kuşak için bu noktada başlar. Eğer bahsettiğiniz insan üçgenindeki yapıyla, bahsedilen iletişim ustalığını gösterebilirseniz, alışmayacak engel, üstesinden gelinmeyecek zorluk yoktur.

iletisim1

İletişimin alt yapısında, tek madde olarak şunu görüyor ve benimsiyorum. İletişimin doğruluğunu ve güzelliğini yaratan tek şey vardır. o da insan sevgisidir. Çocuklarla coşkuyla ilgilenebiliyorsanız, başı dertli insanlara yardım elini uzatabiliyorsanız, sizin gibi düşünmeyenleri ve size karşı olanları, sevgi ile analiz edip onlara dokunabiliyor ve insanca sevebiliyorsanız, iletişim adına önemli bir engeli aşmışsınız demektir. Unutmamalısınız, “Yapamam, beceremem, üstesinden gelemem” diyen insanlar, kendilerine karşı güvensiz ve de özlerindeki insan denen güzelden korkanlardır.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Elbette ki sorunsuz yaşam yoktur. Sorunlar da kendiliğinden çözülmez. Zamanın yaraları saracağını, sorunların kendiliğinden, o zaman akışında yok olacağını düşünmek, pek pozitif olmasa gerek. Bence zamana bırakmadan yapılacak en iyi şey, hemen insanlarla temas ederek, sorunları konuşmaktır. Onları dinleyip, onlarla iletişim kurarak, sorun denen engelleri ortadan kaldırmaktır. Eğer bu girişimi ertelerseniz, her şey, çoğunlukla daha da kötüleşebilir. Bütün bunları iletişimdeki ustalığınızla aşabilirsiniz. Bütün gizem, o iletişim gücünü yaratmanızdır. Bu yaratım, güvendiğiniz ve sevdiğiniz insanların sayısını arttıracaktır. Dolayısıyla bir güç birliği oluşacak, o güç birliği yıkılmaz, devrilmez, çürümez bir dev yapıya ulaşacaktır. Önemli olan bu yapıya özlem duyup içe sindirmek ve sonucu mutlaka karşılayıp daha büyüğe, daha olumluya, daha yüceye doğru hareket edebilme azim ve güzelliğini, ölene dek içinizde yaşatabilmenizdir. Unutmayınız ki, bağımsız ve tek başına davranan insan güçsüzdür. Güç birliktelikten, birliktelik doğru iletişimden doğar. Yaşamak inanılmaz heyecan verici bir iştir. Hele hele bu heyecanı, başkalarıyla da ortak yaşarsanız, -ki bu iletişimden geçer- bu heyecan katlanarak büyür. Ve unutulmaması gerekir ki, doğru iletişimle kurduğunuz dostluk ve dostluklar, akıl sağlığınız adına son derece önemli olacaktır. Şüphesiz bunun yolu da ‘sevgi’den geçer.

İletişim kurduğunuzda zedelenmeler kaçınılmaz olabilir. Eğer kendinizden ve karşınızdakinden eminseniz, bu zedelenmeyi yaratan kaynak üçüncü kişidir ki, o, asla sizinle iletişim kuramadığından, bu suni zedelenmeyi, duygularına zincir vuramadığı için yaratma çabasına düşmüştür. Buradan kurtuluşun da elbette ki tek yolu, o üçüncü kişiyle iletişim kurmanızda saklıdır. Bu hayat oyuncularının bence asli görevidir. Böylelikle geçmişte yaşamaz, geleceğe hazırlık yaparsınız. Durum sizi değil, siz durumu kontrol edebilir hale gelirsiniz. Bu noktadaki ilk görev, yine size, kendinize düşer.

Öncelikle kendinizi motive etmek zorundasınız. Yineliyorum, iletişim birlikteliği, birliktelik gücü yaratır. Unutmamalısınız ki deniz yükseldiğinde, bütün tekneler birlikte yükselir. Bu hayat için geçerli değildir diyenlere, hep gülmek gelir içimden. Hayat oyuncularının iletişim sağlığı, onlara daha bir deneyim ve bilgelik sağladıkça, rolleri kesinlikle değişecek, küçük roller zamanla büyüyecektir. Çaba-Şeffaflık-Dürüst olmak ve İletişim gücü… Hal böyle olursa, neden roller değişip büyümesin?

İletişimin önde gelen basamaklarının başında, göz teması kaçınılmazdır. Onun gözbebeklerine, insanca bir sevgi seli sunarsan, onunla gerçekten ilgilendiğinin hissini ona verir, güven yaratırsın. Karşılığında, aynı tavır içinde olanla, dinleme sanatı uyguladığınızda, zedelenmesi mümkün olmayacak iletişimi kurmuş olacağınızdan, asla şüpheniz olmamalıdır. Temelde insanlara, size nasıl davranmalarını öğretmenin yolu, onlara karşı olan davranışınızdır diyebiliriz. Bu son derece akıllı bir tavırdır kanısındayım. İnsanlarla ilişkilerimizi sağlayan köprülerin mimarı böyle olunuyor gibi geliyor bana…

iletisim

Finale yaklaşırken, aşağıdaki maddelerle, anlattığım kıstasları özetleyebiliriz herhalde…

Her şeyin başlangıcı elbette ki insanın kendisidir. İyi bir iletişimci olabilmeyi istemek de onun kararındadır.

Bu karar, çok konuşmayı değil, çok dinleyerek, öğrenim gücünü arttırarak, kendisini bilgeliğe taşıyabilir.

Bilgelik yolunda yürüyen öz, hep haklı olmaktan kaçınacaktır.

Sonuçta bu satırları içine sindirip uygulayan kişi, karşısındakini yenmekten değil, onunla iletişim kurup sağlam bağlantılar oluşturmaya çabalar.

İletişim gücünü değerlendirenlerin, gelişim süreçlerinde pozitif rolleri olduğunu çok iyi bilirler. Sorunların üzerine iletişim gücünü kullanarak gidip, negatifleri, pozitiflere dönüştürebilirler.

Bu sanatı yani iletişim sanatını doğru uygulayanların, hayat oyunculuğundaki rollerinin ne kadar kısa zamanda, ne kadar değiştiğini, hem kendileri, hem çevreleri görecektir.

“İletişim dostluğun yaratıcısıdır. Dostluk da akıl sağlığının adına çok önemli olduğuna göre, kaçınılmaz olan, bu yolda, ısrarla ve inatla yürümekte yarar vardır” sonucunu çıkarabiliriz.

 

Kazım Eryüksel

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan İlişkilerinizin Daha Kaliteli Olmasını mı İstiyorsunuz? başlıklı makalemizde İlişkilerinizin Daha Kaliteli Olmasını mı İstiyorsunuz?, iyi iletişim için önce siz değişin ve kaliteli iletişim hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir