Genç Gelişim Dergisi

İnandırıcı Olmak ve Hitabet

Written By: Genç Gelişim - Mar• 15•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

etkili-konusma

 

Eğer kendiniz hakkında öğrendiklerinizden hoşnut değilseniz, en azından artık neyin üzerinde yoğunlaşmanız gerektiğini biliyorsunuzdur. Belki olmak kategorisi, daima istediğiniz şeyi yapabilmeye veya istediğinize sahip olmaya önem vermeksizin, yaşadığınız her andan zevk almanıza olanak tanıması nedeniyle size daha uygun bir kategoridir. Bu durumda tüm hedeflerinizi tekrar gözden geçirmelisiniz. Yapmadan veya elde etmeden istediğiniz şey olmanın daha dolaysız bir yolu bulunabilir. Bütün bunlardan sonra, hedeflerinize ulaşmanın dışsal belirtilerinden çok, sizin duygu ve inançlarınıza olan etkileriyle değerlendirilecek bir bakış açısına sahip olmayı özleyebilirsiniz. Bu noktada, gerçekten aradığımız şeyi bize sağlamayan hedefler peşinde yıllarımızı harcamaktan kurtulmak daha kolay hale gelir.

Eğer hedeflerinizi netleştirip kişisel yaşam içeriği döngünüzü saptadıysanız, istediğinizi elde etme yolunda oldukça mesafe katetmişsiniz demektir. Hedeflerinizin ne olduğunu belirgin ve net olarak ortaya koymaya, buna biraz sağduyu ve gerçekçilik eklemeye, kendi kişiliğiniz ve öncelikleriniz doğrultusunda birçok isteğinizi düzenlemeye başladınız bile. Kısacası, “Benim için gerçekten önemli olan nedir?” sorusunu yanıtlamaya başladınız. Bunu yanıtladıktan sonra (böylece mutlu azınlık içinde yer alırsınız), motivasyonunuzu ve elinizdeki kaynakları gerçekten istediğiniz şeye kanalize edebilirsiniz. Büyük, sıradışı ve olağanüstü işler başaran kişileri  sıradan bireylerden  ayıran şey aslında nedir? Dünyanın yönünü  değiştiren asırlar boyu belirgin  izler bırakan şahsiyetler hangi farklı özelliklere sahip acaba…Ortak özelliklerden biri size garip gelecek , büyük insanlar öncelikle hitabet  yeteneğiyle birlikte unutulmaz yanıtlar verme üstünlükleriyle de dikkati çekiyorlar. Diğer yandan  üstün mizah yeteneği, kendine güven, ikna gücü, ileriyi görebilme, hızlı düşünebilme ve süratli karar verebilme yetileri de üst düzeyde… Bir başka ilginç nokta ise: Bu süper insanlar yaşamlarının ilk yıllarında sıradan ve basit bir dünya içinde yetişiyor ve zamanla sıçramalar yapabiliyorlar. Bu kişiler bulundukları ortamla yetinmeyip, belirledikleri yeni hedeflere doğru zorlu bir mücadeleye girmekten kaçınmıyorlar. Böylece başarıya ilk adım atılmış oluyor.Bu mücadele sürecinde yanlışlar da yapıyorlar ancak yıllar boyu yaşadıkları zorluklar onları öylesine eğitmiş oluyor ki bu yanlışları süratle ve hiç zorlanmadan düzeltebiliyorlar. Altı milyarı bulan dünya nüfusunu bir hayal edelim. Milyarlarca insanın arasından sıyrılarak dünya tarihinde iz bırakmak kolay iş mi? Kesinlikle değil, zaten dünya nüfusuna göre bu kişilerin sayıları fazla da değil. Bu süper beyinler ne yapıyorlar da böylesine olağanüstü başarılara imza atabiliyorlar? Beyinleri mi farklı? Bilimsel olarak insanlar çocukluk yıllarında beyinlerinin iki lobunu da çok iyi kullanabilirken, ilerleyen yaşlarda beynin sol tarafının bir biçimde diğer yarısına göre daha baskın duruma geldiği kanıtlanmış bulunuyor. Bu durumda sözcükler, sayılar, mantık, analiz gibi akademik mesleksel ve entelektüel eylemlerden oluşan beynin sol tarafı renk, hayal kurma, olayların bütünlüğünü görme, ritim, geniş açılı düşünebilme gibi yaratıcı, sanatsal ve duygusal eylemlerden oluşan beynin sağ tarafına göre daha üstün bir konuma geliyor. Yani beynin sol tarafı sağ tarafa göre baskın konuma gelince birey beynin sağ

kısmını yeterince kullanamadığı için yaş ilerledikçe yaratıcılık,geniş açılı düşünebilme
yetileri azalıyor..Bilimsel araştırmalara göre Tarih sürecine damgasını vurmuş büyük adamlar beyinlerinin her iki tarafındaki özellikleri çok iyi kullanmışlar.  Bir başka deyişle, beynin her iki tarafının da işbirliği yapması önemli bir güce dönüşmesini sağlıyor. Sözgelimi  Einstein, matematik hesaplamalar ve analizlerde beyninin sol tarafını, hayal dünyasında güneş ışınlarının birine binerek uzayda yaptığı bir yolculukla ‘’sonu olan bir evren’’ görüşünü edinmiştir. Burada beynin her iki tarafı da çok kullanıldığı açık bir gerçek yoksa bu hayal gücü nasıl oluşabilirdi ? Yaş ilerledikçe başarmak istediğimiz bir hedefe yönelik harekete geçemiyoruz kolay kolay. Çünkü buna beynimizin mantık ağırlıklı sol tarafı baskın olduğundan engelleme yapar ve sağ beyin yeterince işlev göremez.Oysa bu tip durumlarda çocuklar hiç zorluk çekmez ve yaratıcılıkları üst düzeyde kalır, hatta bazen bizleri şok edecek kadar hayal gücü gösterebilirler.

Devi Uyandır/Lilay Koradan/Akis Kitap

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan NLP Her Şeyden Önce Bir Kişisel Gelişim Yöntemidir başlıklı makalemizde beyin dili, kişisel gelişim ve nlp hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir