Genç Gelişim Dergisi

Güvenerek İstemek

Written By: Genç Gelişim - Nis• 27•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

duanin gucu

 

Zat-i Hakk’tan talep vuku’unda,

Sineden masiva silinmelidir.

Her dua müstecap olur amma,

Talebin sureti bilinmelidir.

Üsküdarlı Ahmet Talat

Yukarıdaki mısralar şunları dile getirmekte :” Allah’tan bir şey isteneceği zaman, gönülden, Allah’tan başka her şey çıkarılmalı, yani insan tam manasıyla Allah’a yönelmelidir. Allah her duayı kabul eder ama o duanın, o isteğin mahiyeti bilinmelidir.”

Bütün bunları yaparken Evren’in Sahibi’ne güvenmemiz gerekiyor. Çok sevdiğiniz dostunuza, arkadaşınıza ya da bir tanıdığınıza nasıl güveniyorsunuz? Allah(c.c.) o güvendiklerinizi de Yaratandır. Dolayısıyla tüm güvenleri yaratan o Sınırsız Güç’e güvenmeyeceksiniz de kime güveneceksiniz? Allah’tan başka gerçek dost var mıdır? Evren’in Sahibi şöyle buyurmakta : “Yoksa onlar Allah’tan başka dostlar mı edindiler? Hâlbuki gerçek dost Allah’tır. O, ölüleri diriltir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Güvenmezsek, karşılığını vereceğine inanmazsak çabalarımız boşuna olacaktır. İnançsız ve tereddütlü yapılan şeyler başarıyla sonuçlanmaz. Güvenmeliyiz, çünkü istediğimiz makam Sonsuz Kudret Sahibi’nin makamındandır ve sonsuz hazinelerinden bize neler neler düşebilir… Bir kuldan, bir insandan, bir mevki-makam sahibinden yalvararak istediğimizde bize verebilecekleri sınırlıdır. Ama Evren’in Sahibi’nin, evrendeki tüm gizli ve aşikâr hazinelerin Sahibi’nin bize verebileceği şeyler sonsuzdur.

Sınavlarda başarı istiyorsak, para istiyorsak, ev istiyorsak, araba istiyorsak, eş istiyorsak, çocuk sahibi olmak istiyorsak bunları elde etmek için meşru sınırlar içerisinde elimizden geleni yapalım ve Yaratıcımızdan isteyelim. Takdir O’nundur. Ancak istediklerimiz sadece bu üç günlük dünya için ve sadece kendimiz için değil, ahiret hayatı için, ailemiz, yakınlarımız, dostlarımız, vatanımız, milletimiz ve tüm insanlık için olmalıdır. Bu şekildeki dualar daha değerlidir ve bu şekildeki dualar da bir bakarsınız aynı şekilde bize de edilebilir. Nitekim, mütefekkir merhum Nurettin Topçu bu konuda şunları dile getirmektedir: ”Kendi dileğini âlemin dileği yapmaya çalışmak, âlemin sonsuzluğa uzanan hareketlerine engel koymaktır; kainatın hürriyetine set çekmeyi istemektir. Aksine olarak âlemin dileğini kendi dileği ile yapmak istemek, âlemin kalbini kendi varlığına sığdırmaya çalışmak: İşte gerçek ve hür hareket olunda ilerleyiş bununla oluyor.”  Dr Alexis Carrel ise, duanın bencil bir şekilde istemeden farkını şöyle ortaya koyuyor :” Muhtaç olduğumuz bir şeyi Allah’tan dilemek tamamıyla meşru bir harekettir. Ancak bir ihtirasın ödüllendirilmesi veya gayretimizle kolayca elde edebileceğimiz bir şeyi Allah’tan dilemek abes ve manasızdır. Sıkıntılı, devamlı ve ısrarlı istekler muvaffak olur.”

Dualarımızda bencil olmamalı,kendi faydamızı isterken başkalarının zarar görmemesi durumuna da dikkat etmeliyiz.Ego,bencillik ve sadece sahip olma duygusunun zararını şöyle örnekleyebiliriz: Bedendeki kanserli hücre, kendi menfaati ve gelişmesi için  sürekli büyür.Bunu yaparken diğer hücrelerin besinini de alır,diğer hücrelerin zarar görmesini sağlayarak büyür, kocaman olur. Ancak bedene zarar vermiştir, farkında olmadan bindiği dalı kesmiştir. Çünkü sömürerek büyüdüğü bu beden zarar görüp yaşamını yitirirse kendisi de yaşamını yitirecektir.

Nurettin Topçu hocanın konuyla ilgili açıklamaları şöyle devam etmekte:

“Bazen âlemin külli varlığına bağlanmayan, kaynağı O’nda aramayan cüz’i ve ferdi isteklerimiz, âlemşümul ve gerçek varlığı unutturarak tatmini aramaktadır. Böyle olunca, varlığımız âlemden kopuyor.”

Önemli olan şey her iki cihan için, kendimiz için olduğu kadar tüm insanlar için evrensel boyutta ve hayır için istemektir. Dünyevi zevk ve sefa için istenen şeyler belki verilse bile bizim ebedi saadetimizi yerle bir edecek bela niteliğinde şeyler de olabilir.

Şunu unutmayalım ki isteklerimiz henüz olmuyorsa (o kadar uğraştığımız halde) bu şans, tesadüf falan değildir. Evren’in Sahibi bize şöyle bir mesaj veriyor : ”Allah’ın bilgisi ve izni olmaksızın ne bir meyve tomurcuğundan çıkabilir, ne bir dişi hamile kalabilir, ne de hamile olan yavrusunu dünyaya getirebilir.” Dolayısıyla bize düşen, görevlerimizi yapmak, gereken eylemde bulunmak ve sonucu Sınırsız Güç’e bırakmaktır. İsteklerimiz gerçekleşirse de şükür etmek, minnetini ifade etmektir.

 

Yüreğindeki Sen/Selçuk Alkan/Akis Kitap

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Duyguların Doğru Anlaşılması, Tutku ve Aşk başlıklı makalemizde Duyguların Doğru Anlaşılması, nlp ve aşk ve Tutku ve Aşk hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir