Genç Gelişim Dergisi

Fiyat Belirlemek Zor İştir

Written By: Genç Gelişim - May• 10•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

fiyat belirleme

 

Arz-talebin ışığında da olsa her girişimcinin en önemli işi fiyatları en optimum şekilde belirlemektir.

Fiyatlar düşük olursa, zarar kaçınılmaz olabileceği gibi, çok yüksek belirlenmiş fiyatların satışlara ters etki ederek aynı şekilde zarara yol açabileceği de unutulmamalıdır. Önemli olan piyasa şartlarına göre hareket etmektir. Maliyet artı kâr mantığı önemini kaybetmiş olsa da, zararına mal satmamak açısından maliyet hesapları yapmak kaçınılmazdır.

Fiyatlara etki eden çeşitli faktörler vardır. Bunların başında genel anlamda maliyetler gelmektedir. Eğer bütün üreticilerin maliyeti yüksek ise, fiyatların da yüksek çıkması kaçınılmazdır. Yok eğer, sadece sizin maliyetiniz yüksek çıkıyorsa, bir yerde hata var demektir. O zaman ya maliyeti düşürmenin yolunu bulacaksınız, ya da o işten vazgeçeceksiniz.

Bir ülkede istikrarlı ortam oluşmamışsa fiyatlar yükselmeye mahkûmdur. Durmadan büyüyen enflasyon da aynı etkiyi yapar. Özellikle vadeli satışlarda enflasyonun ve kredi faizlerinin yüksekliği fiyatlara kamçı etkisi yapar. Fiyat listeleri hazırlanırken, kaç aylık vadelerle satış düşünülüyorsa fiyatlar o oranda yüksek tutulur. Mesela; yıllık enflasyon yüzde 30, aylık finansman masrafı aylık enflasyonun 2 katı olarak yüzde 5 ise, 6 aylık vadeli satışlarda bunun fiyata yansıması minimum yüzde 34 civarında olacağından liste fiyatı 100×1.34=134 lira olur. Şimdi bir de enflasyonun hızla düşmeye başladığı bugünkü şartları ele alalım. Diyelim ki bir yıl önce liste çıkarmışız; yeni maliyetler kabaca, az olan yeni enflasyon oranı kadar artacaktır. Bu artışın yüzde 10 olduğunu farz edelim. Önceki listeye baz olan peşin fiyatımız 100 lira ise yenisi 110 lira olacaktır. Bu durumda, aylık finansman masrafı, yine aynı mantıkla yüzde 1.66, bunun. 6 ay vadeli fiyata yansıması ise yüzde 10.4 civarında olacağı için yeni fiyat:110×1.104=121.4 lira olmalıdır. Yani, aslında hâla az da olsa, enflasyon vardır, dolayısıyla ürünün maliyeti artmıştır ama buna rağmen vadeli satış fiyatı takriben yüzde 10 civarında gerileyerek 134 liradan 121.4 liraya düşmüştür. Oysa bizim ülkemiz tezatlar diyarı olduğu için hesapları böyle yapmak birçoğunun işine gelmemektedir. Bu gariplik, özellikle çok uzun vadeli durumlarda şaşırtıcı boyutlara ulaşmakta ve başta dar gelirliler olmak üzere birçok insanı perişan etmektedir.

Bu olay bazı ürünlerde daha da garip durumlara neden olmaktadır. Tereyağı ile peyniri ele alalım. Süt miktarı açısından bakıldığında, 1 kg. tereyağının yapılması için gereken süt miktarı peynirinkinden çok daha fazladır. Ayrıca, tereyağı üretimi peynire nazaran daha çok işçilik gerektirir ama bu ülkede yıllardır peynir fiyatları tereyağının kinden fazladır. Çünkü, tereyağı üretimden hemen sonra satışa sunulabildiği hâlde, peynirin en az 3 ay bekletilmesi gerekmektedir. Genelde bu süre çok daha uzundur. Bu ise peynir fiyatlarını olumsuz etkilemektedir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Özellikle tarım ürünlerinde karşılaştığımız garip bir durum da, her ürünün değeriyle orantılı fiyatlarının oluşmamasıdır. Küçük taneli ve toplanması zor olan ürünlerde fazla işçilik nedeniyle fiyatlar anormal şekilde yüksek olabilmekte ve bu nedenle satılamamakta ve zaman içinde bu tarz ürünler üreticiler tarafından toplanmayıp dalında kalabilmektedir.

Ayrıca, “turfanda” denilen erken olgunlaşan ürünler, yüksek fiyatla satılma şansı bulabildiği için üreticinin yüzünü güldürmektedir. Seracılığın gelişmesi ile birlikte bazı değişimler olsa da, birtakım ürünler o üstünlüklerini hâla sürdürüyor. Bu arada bazı tezatlar da yaşanmıyor değil. Örneğin, papaz eriği dediğimiz yeşil erik, döneminin en değerli meyvelerinden olduğu hâlde, olgunlaşınca para etmemekte, benzer bir şekilde yaş üzüm kuru üzümden daha fazla gelir getirmektedir. Bazı ürünler ise, bir anlamda tembelliğin ödülünü almakta, geç olgunlaşarak “son turfanda” adı altında iyi fiyatlarla satılabilmektedir.

Bazı ürünlerin fiyatları ile ilgili tutarsızlığı belirtmek açısından, bir arkadaşımın pekmez hikâyesine değinmeden geçemiyeceğim. O, 8 kg. üzüm şırasından, üstelik kaynatmak için saatlerce enerji kullanarak pekmez yapmaya çalışırken, eşinin önerisiyle irkilivermiş: Pekmez yapacağına şarap yap. Hem fire vermez, hem de yakıt ve emek harcanmazsın.

Bir de talep elastikliği vardır ki bazen her şeyin önüne geçer. Kar, fırtına deprem gibi panik dönemlerinde, özellikle ekmek satışları, ertesi gün çöpe atılsa da çılgınca artar. Ekonomik kriz dönemlerinde, insanlar öncelikle zaruri ihtiyaçlarını ön planda tutarlar. Böyle durumlar en çok eski alışkanlıklardan kurtulamamış fırsatçılara yarar. Onlar, gizli veya açık, bir şekilde fiyatları arttırırlar.

Fiyatlarla ülkelerin istikrarı bire bir ilişkilidir

 

Gazanfer Sanlıtop

www.gencgelisism.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Sorunlarınızın Üstesinden Gelin! başlıklı makalemizde bilinçaltı telkinler, sorunlarınızın üstesinden gelin ve telkin cdler hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir