Genç Gelişim Dergisi

Evlilikte Her Duruma Ayak Uydurabilmek

Written By: Genç Gelişim - Nis• 23•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

evlilik1

 

Genellikle bu sözler evlilik öncesinde verilen vaatlerdir; “Her zaman yanında olacağım, seni hiç bırakmayacağım gibi…” Fakat evlendikten sonra bu sözlerin hiç biri hatırlanmaz. Yani hanım hastalanınca, “Ben seni hasta hasta ne yapayım.” deyip, hanımlarını terk eden beyler var. Yanı sıra ufacık bir problem karşısında eşini evini terk eden hanımlar da var.

Olması gereken, eşlerin birbirlerine çözüm noktasında yardımcı olmaları ve sabırlı olmalarıdır. Karşılıklı fikir ortamında, düşüncelerin ifade edilmesi ve çözüm üretebilmek önemlidir. Sorunları yüzüstü bırakmak veya ilişkiyi kestirip atmak sorunların had safhaya çıkmasına sebep olacaktır.

Bu, özellikle öğrenmek istediğim bir konuydu. Hayatta insanın başına her şey gelebilir. Hastalık ve buna benzer maddi sıkıntılar olabilir. Bu soruyu Ahmet Bey’in bakış açısını görmek istediğim için sormuştum. Bu tür durumlar karşısında olayın neresinde olacağını öğrenmek istedim.

Ahmet Bey, önemli bir yanıt verdi; “Sonuçta biz omuz omuza verip, sorunlara birlikte göğüs germek için bir araya geliyoruz. Yani evliliğin amacı bu. Aynı zamanda bu tek taraflı olmaz. Eğer bir sorun yaşanıyorsa, tek bir kişiye ait değildir. Eşlerin birlikte omuzlayıp birlikte çözümlemeleri gerekir.” demişti.

Bu konuda gerçekten çok üzücü bir olayla karşılaşmıştım. Evli bir çift vardı. Hanım evliliğinin 3. ayında böbrek rahatsızlığı yaşamış ve hastaneye yatması gerekmişti. Hanım hastaneye yattıktan sonra, eşi çok nadir ziyarete geldi. Bir süre sonra hiç gelmedi ve hanım taburcu olup evine geldiğinde eşinin eşyalarını toplayıp evi terk ettiğine şahit olmuştu. Daha sonra konuştuklarında, beyefendi “Ben daha şimdiden hastalanan eş istemiyorum.”demiş ve eşini terk etmişti.

Bu olaydan sonra hanım şok geçirmişti. Yıllar geçmesine rağmen, hanım yaşadığı şoku atlatamamıştı. Ayrıca bir daha da öncekine benzer hiçbir rahatsızlık geçirmedi. Fakat yaşadığı olay yüzünden çok müteessirdi. Ben de “İç yüzünü görmüş oldun, ileriki zamanlarda, daha kötü olabilirdi.” diyerek çıktı almasına yardımcı olmuştum.

Hayatın içinden olan bu örnekte de olduğu gibi, bu sebeplerle ailevi sorunlar oluşuyor ve yuvalar dağılabiliyor.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Eşler sorun ne olursa olsun, çözüm üretmek yerine en kolay yolu kaçmakta buluyorlar. Bu da çok acı bir gerçek. Bu tür olaylara sebebiyet vermemek için evlilik öncesinde konuşulması gerekir. İleride yalnız bırakılmamak ve şok geçirmemek adına üzerinde durulması gereken bir konudur.

Tabi konuşulduğunda, hiçbir erkek bir sorun olduğunda, “Yanında olmayacağım, sana destek olmayacağım.” demez. Fakat burada verilen mesaj önemlidir. Yani karşıdaki insana çözüm üretilmesi konusunda sinyal verilmiş oluyor ve düşünmeye sevk ediliyor. İnsanın başına neler geliyor neler. Önemli olan çözüme ulaşana kadar sabretmektir.

Bir hanım daha vardı. Meme kanseri teşhisi konularak, göğsü alınmıştı. Bu sebeple eşi terk etmişti. Ve kadın depresyona girmişti. Ve hanım çok zor anlar yaşamıştı.

Kimse zor şartlarda yaşamak istemez. Ne maddi sıkıntılar, ne de hastalıklar kimseyi celp etmez elbette. Mademki bu hayat bir imtihan, o zaman imtihanı göz ardı etmektense sorunlara göğüs germek önemlidir. Eşler birbirlerine ne kadar çok destek olurlarsa, düşülen yerden o kadar çabuk kalkılır.

Bir aile vardı. Beyefendi birkaç iş kurma deneyiminde bulunmuş, fakat başarısız olmuştu. Daha sonra hanım, dayanamamış ve bunalıma girmişti. Bu seferde hanım kendisi iş bulup çalışmak istiyor, ama iş bulamıyordu. Bu şekilde eşler birbirlerini daha fazla tahammül edemediler. Ve karşılıklı acıtmalar, dışlamalar ve hakaretler başlamıştı. Bunun üzerine hanım evi terk etmek istediğini söyledi. Daha sonra hanımla bunun çözüm olup olmayacağı konusunda konuştuk. “Eşinizin terk edilmeye değil, işe ve desteğe ihtiyacı var.” dedim. Çevreden de yardım alarak beyefendiye iş bulduk ve şu anda durumları çok iyi.

Dolayısıyla, eşler birbirlerinden çok uç istekleri olmadan idare etmeliler. Her konuda karşılıklı bir şekilde alttan alarak, kanaatkâr olunmalıdır. Sabredip, destek olup, daha büyük adımlar için bütünlük gerekmektedir.

 

150 Soruda Evlilik/Fatma Taş/Akis Kitap

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Durumları Fark Etmek : Kalibrasyon başlıklı makalemizde durumları fark etmek, kalibrasyon ve karşıdakinin halini anlamak hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir