Genç Gelişim Dergisi

Eşekliğe Övgü

Written By: Genç Gelişim - Haz• 13•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

esek

 

Erasmus, deliliği övmüştü. Meşhur “Deliliğe Övgü” kitabında. Deliliğin bile övülüp nazarlara sunulduğu garip bir âlemde eşşekliği övmemiz sırıtmaz herhalde. Belki de bu, bir talih meselesidir ne dersiniz? Herkese nasip olmayan…

 

Kitabı buraya kadar okuma başarısı gösterenler, lütfedip bu son cümlelerimizi de okurlar herhalde. Eskilerin sözleri vardır, hem öyle sözler ki kezzap niteliğinde. Düştüğü yeri yakar. “Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol dünya senin kahrını çeksin.” Gördüğünüz gibi bunu söylemek için bir Erasmus olmaya gerek yok. Bilirsiniz ve de bildiğinizi söylersiniz. Ardından suçlu konumuna düşürülürsünüz. Çünkü bilgiçlik taslamışsınızdır. Belki arının kovanına çomak sokmuşsunuzdur. Neticede ne olur? Efendim mahcup olursunuz. Ben size söyleyeyim. Deliliği geçtik. Erasmus okursanız, deliliğin niçin övgüye değer olduğunu görürsünüz. Benim derdim eşşekliğin övgüsü. Buraya kadar okuduklarınızdan eşeğe ve eşşekliğe dair övgü bulamadıysanız, mührü, eşşekliğe övgüye rağmen basıyorum ki izi çıksın.

 

Dünyada şan, şöhret ve buna müteallik ne varsa makam ittihaz edilen her şey kişiye bir ağırlık yükler.

“Sana yakışmadı.”

“Oldu mu şimdi?”

“Utanmıyor musun?”

“Olmadı, hiç olmadı, hem de hiç olmadı!”

“Bu kadarı da olmaz yani!”

Evet, bunlar sıkça duyduğunuz şeyler. Neden duyarsınız? Efendim, çünkü akıl ve sağduyu sahibi bir insan, güya önceki sıraladığımız eksiklikleri yapmaz, yapmamalı. Demek oluyor ki bu sıralanan vasıfların ayıp karşılanmaması için makul çerçevede sayılmamak lazım. Neden? Bunları bir eşek yapsa hiç de abes karşılanmaz. Çünkü o bir eşektir. Eşekten beklenen, eşeklik yapmasıdır. İnsandan beklenen, insanlıktır. Eğer insan, kendisinden beklenen davranışı sergilemezse hayvana haksızlık yapılarak “eşşeklik yaptın” kisvesi uygun cesede giydirilir.

“Vay eşşek herif vay!”

“Ondan da bu beklenirdi zaten!”

 

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

İnsan, dünyada istediği gibi yaşamak istiyorsa bazı hallerden istifa edecektir. Şehvetine düşkün biri, uygunsuz eğlencelere müptela olmuşsa insanlıktan istifa ederek “makam-ı eşşek” diyarına hicret edecektir vesselam. Dosta düşmana karşı öyle bir anıracaktır ki artık onun yaptığı eşşekliklere kimsecikler alınmayacaktır. Ne de olsa kendine münasip tarzı yapıyor olduğu için yaptığı iş de övgüye layık olacaktır. Bu tip bir epiküryen yaklaşım eşeğe değer isnadında beni gıdıklar duruma düşürmüştür. Gıdıklanıyorum; çünkü ayağımın altını eşek, diliyle yalıyor. Ve ben niçin böyle yaptığını biliyorum. Onun derdi insan olup ondan sonra tekrar eşek olmak.

 

İnsan hakikaten garip bir mahluk. Eğer bir şey kendisinde yoksa olmayan o şeyi varmış gibi göstermek ona haz veriyor. Bu işten bir zevk alıyor. Acaba diyorum, kendisinde olmayan eşeklik vasfını bu şekilde tezahür ettirip kendisinin fevkaladeliğini gün yüzüne çıkarmayı mı amaçlıyor?! Eğer böyle ise bilge bir eşşeklik söz konusu. Erasmus’un dediği “Yerinde deli olmayı bilmek büyük bir bilgeliktir.” ifadesi burada şu şekle mi tebdil olunuyor: Yerinde eşşek olmayı bilmek büyük bir bilgeliktir. Doğruluk payı da yok değil hani. Bizler de bazen demiyor muyuz “Bile bile eşek olmak” diye… Diyoruz. O zaman bir önceki cümle silsilesinin doğruluğu da haliyle ispatlanmış oluyor.

 

Bazen bir şeyler söyleyip aradan çekilmek iyi oluyor. Malumunuz bir deli bir kuyuya taş atar ve kırk akıllı o bir taşı çıkaramaz. Aslında delinin kuyuya taş attığı da şüphelidir. Onu kuyuya taş atarken gören olmamıştır. O, sadece kuyuya taş attığını kabul etmektedir; ama taş kuyuda değildir. Taş, delinin kafasındaki kuyunun içindedir ve bu yüzden de taş kuyudan bir türlü çıkarılamamaktadır. İşte bu durum delinin bilgeliğidir.

Delinin bilgesi olur da eşeğin olmaz mı? Olur elbet. Çiçero, dünya delilerle dolu derken, acaba aynı zamanda dünyanın eşşeklerle de dolu olduğunun farkında değil miydi diye düşünmüşümdür hep. Sahiden dört ayaklı eşeklerin sayısı azalıyor değil mi? Sucuğun ucuzlamasından belli canım.

Övgüye layık olmak için biraz da doğuştan getirilen yeteneklerin var bulunması gereğini hatırlatarak eşek burcunun fikir mimarı değerli dostum Serkan Serdar’ın kitaba eklemek için yazdığı şu son dörtlükle kitabı bitirmek istiyorum. Efendim muhabbetle…

 

Kişi, kişi olur mu hem etmeyince tımar

Tımar etsen nafile, hımar her yerde hımar

Sıpasını ihya etmeyen Mevlâ’dan ne umar

Ol sıpanın pederi de hımaroğlu hımar

 

 

Mehmet Akbulut

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan İletişim başlıklı makalemizde iletişim, iletişim ve sevgi ve iletişim ve tartışma hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir