Genç Gelişim Dergisi

Çocuğunuzu Her Haliyle Sevin

Written By: Genç Gelişim - May• 05•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

anne_ve_cocuk

 

Dünyadaki çocuk eğitim uzmanlarının birleştikleri en önemli nokta çocuğun her haliyle benimsenmesi ve kabul edilmesi…

Evet!

Onu sevin!

Çünkü en çok ihtiyacı olan şey sevilmek veya daha doğrusu sevildiğini hissetmek…

Siz şimdiden karşılığını yıllar sonra alacağınız yatırımı yapın…

Onu sevin ve onunla ilgilenin.

Uzman gözüyle baktığımız zaman şu saptamalar çıkıyor ortaya:

0-6 yaş arası çok önemli .Bu yaşlar arasında çocuğunuzla kurduğunuz ilişki ömür boyu kuracağınız ilişkinin temelini oluşturacaktır. Temeli iyi atın ki binanız sağlam olsun.

Çocuğunuza iyi bir örnek ve iyi bir model olun. Ona ne verirseniz , size de aynısını geri verecektir. Doğru, dürüst olmasını istiyorsanız. Siz de yalan söylemeyin.

İçinizdeki çocuğa seslenin, onu oradaki uykusundan uyandırın.Kendi çocukluk yıllarınıza dönün. Neler hissettiğinizi neler yaşadığınızı düşünün. Çocuğunuzu anlamak şimdi daha da kolaylaşacaktır. Çocuğunuz kendisini sizin yerinize koyamaz çünkü o sizin yaşadıklarınızı henüz yaşamadı.Ama siz kendinizi onun yerine koyabilirsiniz.Çocuğunuzla empati kurun. Çocuğunuza mutlaka “Seni anlıyorum.”Mesajını gönderin.

Kaç tane çocuğunuz olursa olsun, ikiz de olsalar hepsi ayrı yaratılmıştırlar. Çocuklarınız eşsizdir. Bir eşleri ya da benzerleri bulunmaz.O yüzden tüm çocuklarınızı aynı kalıba sokmayın her birinin ayrı ayrı yetenekleri ve özellikleri  olduğunu unutmayın.
Çocuklarınıza birer birey olarak saygı gösterin.Çocuğunuza yapabileceğiniz en önemli yardım; geri planda kalarak kendi benliğinin gelişmesinde, kendine ait bir kişilik geliştirmesinde yardımcı olabilmektir.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Çocuğun güçlü bir kişilik yapısına sahip olabilmesi için de tutarlı bir aile ortamında yetişmesi gerekmektedir. Yetişkinlerin yönettiği uyumlu , tutarlı, dengeli,sevgi ve saygı ilişkisine dayalı baskıcı olmayan bir aile ortamına her çocuğun ihtiyacı vardır.

Çocuğunuzun , çeşitli davranışlarını sınırlandırabilirsiniz. Ama asla çocuğunuzun duygularını ve hayallerini sınırlandıramazsınız. Onun duygularını önlemeye çalışmayın, aksine onun duygularını düşüncelerini dile getirmesini sağlayın.Onunla her fırsatta konuşun.

Çocuklarınızın davranışlarını kontrol altında tutabilmek için, akla ve mantığa uygun sınırları ve kuralları eşinizle (ailenizle) birlikte koyun. Koyduğunuz kurallar uygulanabilir olmalıdır. Kuralları hemen uygulamaya geçin. Unutmayın tüm çocuklar için reçete gibi kurallar yoktur. Çocuğunuzun yapısına ve yaşadığınız ortama uygun kuralları kendi deneyimlerinizle en uygununu sizler bulmalısınız.

Çocuğunuzun kendi kendine yetebilen, olumlu bir kişilik sahibi olmasını istiyorsanız olumlu yapmış olduğu davranışları onaylayıp destekleyin . Onu teşvik edin, olumsuz davranışlardan vazgeçirmek için bu davranışların fazla üzerinde durmayın. Olumlu davranışları pekiştirin çocuklar, ısrarla üzerinde durulan davranışları tekrarlama eğilimindedirler. Birtakım davranışları, yasaklamak yerine diğer davranışları desteklemeyi tercih edin.

“Okula gidince öğretmen onu hizaya sokar. Öğretmen onun hakkından gelir” demeyin. Çünkü eğitim okuldan önce evde başlar. Okulda geçirilen zaman süresi çok sınırlıdır. Ayrıca öğretmenin uğraşması gereken tek öğrenci sizin çocuğunuz değildir. Hayat okulunun ilk sınıfı aile eğitimiyle başlar. Okulda verilen eğitimle , ailede verilen eğitim birbiriyle tutarlı olmalıdır. Çelişkiler olursa çocuk seçim yapmak zorunda kalır. Okul mu? Ev mi? Şeklinde çocuk bocalar. Bu çelişkiyi çocuğa yaşatmamak için okul ve aile paralel bir eğitim vermelidir.

Çocuğunuzu ne kadar fazla uyaranlarla , karşı karşıya bırakırsanız. çocuğunuzun zihinsel, bedensel, sosyal gelişimi o kadar çabuk ve iyi olur. Çocuğunuzun zekasını geliştirmek için , zeka geliştirici oyunlar oynayın. Konuşmasını geliştirmek içinse onunla bol bol ve her konuda daha doğmazdan önce konuşmaya başlayın.
Çocuğunuza zaman ayırın. Ayırdığınız zamanın, çokluğu ya da azlığı çok önemli değil önemli olan o zamanın niteliğidir.
Özellikle çalışan anneler çocuklarına zaman ayıramadıklarında şikayetçidirler. Bire bir zaman ayırmak yerine mutfakta yemek yaparken onunla konuşmak “Bugün okulda ne yaptınız? Sınavın nasıl geçti?” gibi. Alışverişe birlikte çıkabilmek, akşam yürüyüşleri yapabilmek. Sınırlı zamanı etkin ve en iyi şekilde kullanabilmek önemlidir.

Çocuğumuzun da bizim de eksik olan yönlerimiz mutlaka vardır. Kendi kendinizle barışık olun. iyi ve kötü yanlarınızla çocuğunuzu ve kendinizi kabul edin. Unutmayın, hatasız kul olmaz.

Çocuğumuza, çocukluğunu yaşama fırsatı verelim. Yaşamadığı çocukluk günlerinin hesabını bir gün gelip bize sormaya mutlaka kalkacaktır.

Çocuk yetiştirmek dünyanın en zor sanatıdır. Zaman zaman kızabiliriz. Sinirleniriz. Hatta onları cezalandırırız. Siz de insansınız yaşadığınız ve hissettiğiniz duygulardan dolayı kendinizi suçlamayın.”Kendimi çocuklarım için feda ediyorum.”Duygusuna kapılan ve böyle yaşayan kişiler çok da iyi yapıyor sayılmazlar. Sizin hayatınız size, onların hayatı da onları aittir. Ortak bir yol bulup kendinize zaman ayırabilmeli ve size ait hayatın tadını çıkarabilmelisiniz.

Ana baba olmak serüveninde en iyi rehberiniz, kendi çocukluk yıllarınız ve duygularınızdır. Kendi çocukluğunuzu düşünün, çocukluğunuza dönün. Ve çocuklarınıza ona göre davranın.

 

Gonca Güvenir

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Devletle Özel Sektör Farklıdır başlıklı makalemizde devletle özel sektör farklıdır, girişimci nasıl olur ve girişimcilik hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir