Genç Gelişim Dergisi

Cimri Dindar

Written By: Genç Gelişim - Nis• 13•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

cimri

         Duydum ki, temiz bir memlekette, kalp gözü açık, bilgili, okça ibadet eden bir şeyh vardır.

Düşündüm ki, Allah dostlarını ziyaret etmek, onların bilgi, tecrübe ve yaşantısından faydalanmak, örnek almak, model olarak görmek güzel bir şeydir. İnsan ne kadar bilgili olduğunu sansa da eksiktir, kusurludur, başkalarından öğreneceği bir şey mutlaka vardır. Beşikten mezara kadardır ilim öğrenmek. Eğitim hayat boyu devam eden bir süreçtir. 

Birkaç arkadaş yola çıktık. Şeyhin yaşadığı yere vardık. Ziyaret etmek, bilgi ve görgüsünden yararlanmak için evine gittik.

Haber verdiler.

Şeyh efendi bizi kabul etti, ayakta karşıladı.

Her birimizin başını, gözünü ve elini öptü.

Bizi güzel bir şekilde karşıladı, yakınlık gösterdi.

Karşısına aldı, yanına oturttu.

 

Şeyh efendi zengin bir adamdı.

Çiftlikleri, uşakları, hizmetçileri, her çeşitten malı, mülkü ve parası vardı.

Yoldan gelmiştik. Açtık, yorgunduk.

Başkaları da vardı. Onlar da bizim gibiydi.

Allah dostlarının eli açık olur, yemez yedirir, giymez giydirirler, bir şey almazlar kimseden, verirler, iyilik ve ihsanda bulunurlar, cömerttirler.

Şeyh efendi kendisini ziyarete gelenleri  güzelce karşılıyor, ilgi gösteriyor, aşırı derece bal dudak, konuşurken ağzından bal damlıyor sanır insan.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

Fakat ne çare ki, meyvesiz ağaca benziyor adam. Mutfağının ocağı soğuk, tenceresi kaynamıyor.

 

O gece Şehy Efendi sabaha kadar uyumadı.  Tesbih çekti, zikirle meşgul oldu, ibadet etti kendince, geceyi değerlendirdi.

O ibadet yüzünden uyumadı. Biz de açlıktan uyuyamadık.

Sabah oldu. Şeyh yerinden kalktı. Kapıyı açtı. Yanımıza geldi. Yine bize iltifatta bulundu. Yüzümüzü, gözümüzü öpmeye başladı.

Aramızda hoş tabiatlı, nükteci bir arkadaşımız vardı. Şeyh efendi bizi öperken ona dedi ki:

-Şeyh efendi! Bize öpücük değil ekmek lazımdır. Bana izzet ve ikram, güzel davranmak için giderken ayakkabımı çevireceğine, bir parça ekmek ver de ayakkabımı kafama vur!

 

Er kişiler, başkalarını kendi nefsine tercih ederek iyilik ve güzelliğe ulaşmışlardır. Asıl er kişiler onlardır. Yoksa gönlü ölmüş olduğu halde, geceyi diri tutanlar, sabaha kadar uyumayıp ibadetle geçirenler değildir!

Gönlü ölmüş, fakat geceyi diri tutan şeyhlerin Moğol bekçilerinden ne farkları vardır? Onların da gönülleri ölmüştür. Fakat gözleri sabaha kadar uyumaz!

Keramet ve cömertlik ekmek vermektir. Bu olmadıktan sonra, söylenen boş sözler, içi boş davulun sesleri gibidir!

Kıyamette o kimseyi cennette görürsün ki, davayı bırakmış, manaya bakmıştır.

Davayı mana ile sağlamlaştırmak lazımdır.

Manasız söz, gevşek bir dayanmaktır!

 

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan NLP Her Şeyden Önce Bir Kişisel Gelişim Yöntemidir başlıklı makalemizde beyin dili, kişisel gelişim ve nlp hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir