Genç Gelişim Dergisi

Büyük İskender’i Efsanevi Bir Lider Yapan Stratejiler

Written By: Genç Gelişim - Mar• 26•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

37.790

 

Pers İmparatorluğu’nu yıkarak Yunanistan’dan Hindistan’a uzanan topraklarda hâkimiyet kuran efsanevi lider Makedonyalı Büyük İskender’in 35.000 kişilik orduyu kilometrelerce peşinden sürükleyen komutanlık sırrı neydi? Tarih, Eski Yunan’la Doğu’yu buluşturan Büyük İskender adına birbiriyle çelişkili pek çok not düşmüş. Komutanlık sırlarına, özel yaşamına, hırslarına, tutkularına, anne-babasıyla ilişkilerine dair yazılıp çizilenler 2.300 yıl öncesinin gizemli lideri hakkında güvenilir birer kaynak teşkil eder mi bilinmez ama söylenen bunca şey bu sıra dışı kahramanı daha da esrarengizleştiriyor.
12 yaşındayken Aristo’dan ders almaya başlayan, 16 yaşındayken Roma’ya karşı savaşan babası kral Philip’in yerine ülkeyi idare eden, 20 yaşındayken tahta çıkan bu komutan için hâlihazırda 3 farklı karakter tahlili mevcut. Bunlardan birincisine bakarsak, İskender eşi benzeri görülmemiş derecede gaddar, gözü dönmüş ve acımasız bir adamın tekiymiş. İkinci görüşe göreyse, aslında iyi bir kişi olan İskender, Doğu seferiyle sonu gelmez bir fethetme arzusuna tutulmuş, karakteri değişmiş, gözünü hırs bürümüş ve böylece de kendi çöküşünü, sonunu hazırlamış. İskender’i bir aziz gibi gören son görüş de onu, kültürel hoşgörü ve kardeşliğe dayalı bir ülke kurma peşinde olan bir fatih olarak tanımlıyor.
Bu birbirine hiç benzemeyen karakter özellikleri arasında önümüzü kolay kolay göremesek de, yolu Anadolu’dan da geçen bu liderin komutanlık sırlarına dair söylenecek sözler olmalı diye düşündük. Ve İskender’in zaman zaman ona asi gelip ayaklansa da, Yunanistan’dan Hindistan’a kadar olan toprakları komutanlarının peşi sıra arşınlayan ordusuna uyguladığı motivasyon taktiklerine dair bir yazı hazırladık. Gördük ki, önceleri daha insancıl ve geleneksel metotlar kullanan İskender, topraklarını genişlettikçe hileli ve insafsız, pek de tekin olmayan stratejiler uygulamaya koyulmuş. Öyle ya da böyle, sıra dışı bir komuta ve motive etme kabiliyetine sahip olmasaydı, tarihin kendisine biçtiği “efsanevi kahraman” rolünün altından kolay kolay kalkamazdı. İşte Büyük İskender’in yönetim stratejileri:

 

 

Ödüllendirme
İskender, yeni evli ya da çocuklu askerlere savaş süresinde evlerine gitme izni veriyordu. Mağlup edilen ordunun hazineleri talan edildikten sonra, askerlerine savaş sonrası toplanan ganimetlerden sunardı. Savaşta öne çıkanlara da nişan ve hediyeler veriyor, bir sonraki çarpışmada başarılı olanlar için yeni ödüller vaat ediyordu.

 

Savaş Sonrasında Yaralıları Dinleme
Savaşın ardından İskender ordunun arasında teker teker geziyor, yaralılarla onlara güç vermek için birer birer ilgileniyordu. Askerler başlarından geçenleri anlatmalarını istiyor ve hikâyelerini abartmalarına sesini çıkarmıyordu. Bu, ordu için bir psikoterapi işlevi görüyor, lider ve ordusu arasında yakın ilişkilerin oluşmasını sağlıyordu.

 

 

Tanrılara Kurbanlar Sunma
İskender, savaştan önce tanrılara adaklar ve kurbanlar sunar, ertesi sabah da savaşa başlardı. Bu sıra dışı yöntem, ordunun moral ve motivasyon düzeyini yükseltiyor, başarı ümidini diri tutuyordu. Askerler savaşa başlamadan önce, komutanlarının tanrılara sunduğu kurbanlar sayesinde arkalarında büyük güçlerin bulunduğunu ve bunların kendilerine her zaman destekçi olacaklarını düşünürlerdi. Bir keresinde Darius’un donanmasıyla karşılaşmamak için Denizler Tanrısı Poseidon’a 4 atlı bir savaş arabası kurban etmiş İskender. Bu gibi davranışları onu ordusunun gözünde tanrısal bir niteliğe de kavuşturuyor, askerlerin ondan güç almalarını sağlıyormuş. İlahi niteliklere sahip bir lider tarafından yönetilmek ordu için onurlandırıcı bir hediyeymiş. Ancak Makedonya ve Yunan kültürleri arasında, yaşayan ilahlar konusu tartışmalı bir mesele olduğu için, kendisine ilahi sıfatların atfedilmesi, zaman zaman ordu içinde tepkilere neden oluyormuş.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

 

Ölenlerin Ardından Merasim  Düzenleme
Savaşta ölenler için gösterişli bir yürüyüş ve cenaze merasimi düzenliyordu. Bu da hayatta kalan askerlere komutanlarının kendilerine ne kadar saygı duyduğu mesajını iletiyordu.

 

Kendini Ateşe Atma
Makedonya ordusu için korkaklık, asi gelmekten daha fazla ayıplanan ve onur zedeleyen bir davranıştı. Bunu bilen Büyük İskender, ordu yorulduğu, yer yer çözülmeler ve isyanlar gerçekleştiği zamanlarda karşı birlikteki okçuların tek hedefi olacak şekilde öne atılıyor ya da şehrin duvarlarına tırmanıyordu. Liderlerinin kendisini böyle bir tehlikenin içine atmaları karşısında dağılmış veya isyan durumunda olan ordu bir araya geliyor ve İskender’in takipçisi oluyordu. Savaşın en ciddi ve tehlikeli zamanlarında hayatı pahasına aldığı bu risk orduyu ayaklanma zamanında bile düşmana karşı savaşmaya yönlendirme taktiği olarak görülmektedir. İskender’i, kendisini ölüme götürebilecek bu gözü kara atılganlığa sevk eden bir diğer neden de askerlerin zihinlerine, kurtuluşun tek yolunun zafer elde etme olduğu, bu anlamda ölmenin olağanüstü bir durum gibi algılanmaması gerektiği fikrini sokmaktı. Liderin savaşma isteğinin derecesini göstermesi açısından etkili olan bu motivasyon yöntemi, özellikle bir komutanın astlarını harekete geçirme söz konusu olduğunda hatırı sayılır bir yöntem olarak ele alınır. Buradan çıkardığımız bir diğer sonuç da İskender’in Pers kralları gibi muhafızları tarafından korunmak için değil, onlara yol göstermek, liderlik etmek, ateş ve heyecan vermek için savaş meydanlarında bulunduğudur.   

 

Hitabet Yeteneğini Kullanma
Savaş sonrası orduya seslenen İskender, yaptığı konuşmada savaşta elde ettiği başarıları, ele geçirdiği toprakları Makedonya’yı Yunan Devletleri’nin önderi durumuna getiren babası Philip’in başarılarına nispet ederek dile getiriyordu. Bu da onun olduğundan daha üstün ve yetenekli bir komutan olarak görülmesini sağlıyordu. Ordudan gelen şikâyetler karşısındaysa, kendisinin orduyu güç duruma sokmadığını, fakat askerlerin onu savaşın güç zamanlarında yarı yolda bıraktığını ifade ediyordu. Yalan söylemiyor; ancak üstün hitabet yeteneğini ustaca kullanarak askerlerin zihinlerini kolayca manipüle edebiliyordu. Kullandığı bu ikna edici dil ve retorikle, ne yapıp edip, tüm itiraz ve şikâyetler karşısında üste çıkmayı başarıyordu her seferinde.

 

Büyük İskender’in Ağzından Başarı Sırları

  • Diğerlerine üstün gelmemin sebebi kudretim ve ordularımın gücü değil, mükemmelliğin ne anlama geldiğini biliyor olmamdır.
  • Kişi tüm dünyaya yetmediğinde, mezara yetecek demektir.
  • Gayret edip çalışan bir insan için, imkânsızlık kavramı söz konusu olamaz.
  • Atina’da iyi bir isim yapabilmek adına çetin güçlüklerle yüzleşmek zorunda kaldım.
  • Yaşıyor olmamı babama, iyi yaşıyor olmamı da öğretmenime borçluyum.
  • Yavaş yavaş eriyip gözden kaybolarak unutulmaktansa, yanıp kül olmak yeğdir.
  • Dünya inanç ve ümide dair bir fikir birliği içinde olamasa da hâlâ herkes merhamet ve yardımseverlikten söz ediyor.
  • Meçhullük ve karanlıklarla dolu uzun bir hayat yerine, zaferle taçlanan kısacık bir ömrü tercih ederim.
  • Birimizin nasıl davranacağının, tümümüzün kaderine bağlı olduğunu unutma!
  • Sana hardal tohumu gönderirsem, zaferimin ne kadar acı olduğunu tadar, tanır ve anlarsın.

İnsanları dar kafalıların yaptığı gibi, barbarlar veya Yunanlılar diye ayırmam hiçbir zaman, kökenleri ya da ırkları beni ilgilendirmez. Benim için önemli olan erdemdir. Gözümde her iyi yabancı bir Yunanlıdır; her kötü Yunanlı da bir barbardan beter durumda olan kişidir.

Özlem Kocukeli

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan NLP Her Şeyden Önce Bir Kişisel Gelişim Yöntemidir başlıklı makalemizde beyin dili, kişisel gelişim ve nlp hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir