Genç Gelişim Dergisi

Ailelerin Attığı Olumsuz Zihinsel Çapalar

Written By: Genç Gelişim - May• 15•13

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

nlp-capalama

 

Hepimiz yaşama birincilikle başlarız. Milyonlarca spermin başlattığı bir yarışta, biz birinci gelmişizdir. Bu müthiş yarışla başlayan hayat ilklerimizle ve birinciliklerimizle doludur. İlk kez ağladığımızda ailemiz için ifade ettiğimiz anlam, ilk kez güldüğümüzde onların ruhunda uyandırdığımız mana, yaptığımız güzelliklerden ve elde ettiğimiz birincilikten sadece iki tanesidir. İlk adımımız ilk anne/baba deyişimiz, ilk düşüşümüz, ilk kez okula gidişimiz, ilk kez okumaya başladığımız an, üniversite ve ilk maaş, ilk aşk, ilk öpücük ilk, ilk ve ilk…

 

Yaşantımız başladığı günden beri böyle hep olumlu ve güzel şeylerle mi geçmekte acaba? Tabi ki hayır. Milyonlarca güzel anıya rağmen (şu anda o güzel anıları bilinç altınızın derinliklerinde olduğu için hatırlamıyor olabilirsiniz.) Milyonlarca da olumsuz anılarımız vardır.(olumsuzlar daha yüzeyde olduğu için onları daha çok hatırlıyor olabilirsiniz.)

 

Bu olumsuzluklar tablosu daha anne karnındayken başlar. Bilimsel olarak ispatlanmıştır ki çocuklar 4,5 aylıkken dış dünyadaki sesleri duymaya başlar. Daha önemlisi çocuk bu süreden itibaren annenin duygularını, şefkatini, nefretini, sevgisizliğini, olumlu veya olumsuz duygularını hissetmeye ve onların varlığından haberdar olmaya başlar.

 

Doğduğumuz andan itibaren süre gelen bir programlama süreci söz konusudur. Anne karnındaki çocuğa ne kadar güzel olduğundan ne kadar zeki olduğundan söz ederseniz (olumlu cümlelerle: “Benim oğlum aptal değildir” yerine “Benim oğlum akıllıdır” gibi) çocuk güzel ve zeki olacaktır. Ne kadar çirkin, ne kadar aptal olduğundan söz edecek olursanız çocuk çirkin ve aptal olacaktır.

 

Dünyaya geldiği andan başlayarak çocuğa “Ne kadar beceriksizsin” “Tembelsin”  “Küçüksün” “Sen yapamazsın” “Sakın dokunayım deme” “Küçükler dinler” “Büyüklerden iyi mi bileceksin” “Dokunma kıracaksın” “Mahvedeceksin” “Elleme” “Yaklaşma” “Bozacaksın” “Sus bir de cevap veriyor” “Sen bilmezsin” “Otur oturduğun yerde” “Sakın deneyeyim deme” gibi söylenen bir çok söz, programlama sürecinde olumsuz inançların tek tek kaydedilmesine sebep olur. Kısacası bilinçsiz olarak yapılan bu tür şartlandırmalarla çocuklar büyür.

Your ads will be inserted here by

Easy Plugin for AdSense.

Please go to the plugin admin page to
Paste your ad code OR
Suppress this ad slot.

 

Bu şartlanmalar ilk nefesimizle beraber başlar. Bazı yörelerde  bir gelenek vardır. Çocuğa nazar olmasın diye daha doğar doğmaz “Aman allahım ne kadarda çirkin tütütü maşallah” denir. Bu cümleyi defalarca duyan çocuk çirkin olduğuna inanarak büyümeye başlar. Bu atılmış tek zihinsel çapası değildir. Daha sonra defalarca ne kadar tembel olduğu ne kadar beceriksiz olduğu ne kadar aciz olduğu kendisine söylenir, hatırlatılır ve pekiştirilir. Çocuk artık ihtiyacı olan (!) tüm olumsuzluklara sahiptir. Yapamayacağı şeyleri iyi bilir. O planlı ders çalışamıyordur çünkü bu ona defalarca söylenmiştir. O iyi bir öğrenci değildir, o anlamıyordur, o aptaldır, o tembeldir, o beceriksizdir, o aslında tüm olumsuzluklardır. O camdaki lekedir, bardağın boş tarafıdır, o aslında olmasa da olur olsa da olur.

 

Çocuk olumsuz çapalara sadece aile ortamında değil okul ve arkadaş çevresinde de maruz kalır. Derste bir soruyu çözemeyince arkadaşları tarafından alaya alınan çocuk zihninde o dersi anlamadığına dair bir genelleme yapabilir. Hatta daha da ileri giderek arkadaşlarının zeki kendisinin ise “aptal” olduğunu düşünmeye başlayabilir. Gelişim çağındaki çocuklarda dış görünüm önem kazandığı için fiziksel görünüşü ile dalga geçilen bir çocuk ne kadar çirkin ve şişman olduğunu düşünür. Bu tür olumsuz çapalar çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Örneğin gazetelerde sürekli diyet yapan , fazlasıyla zayıfladığı halde kendini hala şişman gördüğü için diyetten vazgeçmeyerek ölümün eşiğine gelen bir çok insanın hikayesini okuyoruz. Bu tür davranış bozukluklarının temelinde genç yaşta meydana gelen olumsuz zihinsel çapaların rolü büyüktür.

 

Olumsuz bir inancın oluşması için bir şeyin defalarca tekrarlanmasına gerek yoktur. Bir kez bile söylenmesi yeterlidir. Bir anne, baba, öğretmen ya da arkadaş “Sen bu gidişle sınavı kazanamazsın” demişse eğer, bu öğrencinin sınavı kazanamayacağına dair bir inanç geliştirmesi için yeterlidir. Ayrıca kişinin olumsuz inançlara sahip olması için kendisine sürekli olumsuz cümlelerin sarf edildiği bir ortam da yaşıyor olmasına da gerek yoktur. Arada bir söylenmesi dahi bir olumsuz inancı tetikler. Çünkü programlama sürecinde bilinçaltımız hiç ara vermeden kayıt yapmaktadır.

 

Aileler bu tür yargılamalarda bulunurlarken tamamen iyi niyetlidirler. Bu yüzden farkında olmadan çocuklarının zihinlerine belki bir ömür onlara zarar verecek çapalar atarlar. Bu çapalar çocuğun ne olduğunu ve onun neleri yapamayacağını temsil ederler. Bu olumsuz zihinsel çapalar birer tohumdur. Kişinin zihnine atıldıktan sonra, zaman içinde başka olumsuz inançlarla beslenir ve birer ağaca dönüşürler. Tüm olumsuzluklar bu ağaçları sulayan, çoğaltan bir rol üstlenirler.

 

Müge Kasaroğlu

www.gencgelisim.gencgelisim.com

Bir önceki yazımız olan Deneme Cesaretini Gösterin başlıklı makalemizde başarılı olmak, başarılı olmak için deneme cesaretini gösterin ve deneme cesaretini gösterin hakkında bilgiler verilmektedir.

Share

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir